YATIRIM İNDİRİMİ İSTİSNASINI GERİ GETİREN ANAYASA MAHKEMESİ KARARI VE GEREKÇESİ ÜZERİNE

01 Şubat 2010 | E-Posta İle Gönder | Pdf Olarak Görüntüle | Yazdır

Yazar: Y. Burak ASLANPINAR*

Yaklaşım / Şubat 2010 / Sayı: 206 / s. 286-288

 

I- GİRİŞ

Anayasa Mahkemesi, 15.10.2009 tarihli toplantısında, Gelir Vergisi Kanunu (GVK) ve Vergi Usul Kanunu(VUK)’nda yer alan bazı hükümleri iptal etmiştir. Kararlar, 8 Ocak 2010 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanmıştır(1).

Makalemizde, söz konusu iptal kararlarından yatırım indirimi istisnasına ilişkin olan hükümler, Anayasa Mahkemesi’nin iptal gerekçelerinden önemli bölümler ile birlikte iki ayrı başlık altında ele alınacak, ilgili başlık altında o iptal kararı ve gerekçesi çerçevesinde değerlendirmelerimize yer verilecektir.

 

II- İPTAL EDİLEN HÜKÜMLER, İPTAL KARARININ GEREKÇELERİ VE DEĞERLENDİRMESİ

A- YATIRIM İNDİRİMİ İSTİSNASININ KULLANILMASINI 2006, 2007 VE 2008 YILLARIYLA SINIRLI TUTAN HÜKÜM HAKKINDA

1- İptal Edilen Hüküm

Yatırım indirimi istisnasına ilişkin GVK’da bulunan hükümler, 5479 sayılı Kanun ile kaldırılmıştır. Ancak söz konusu hükümler yürürlükten kaldırılmadan önce yatırım harcaması yapmış olup da yatırım indirimi istisnası hakkını kullanamayan mükellefler için Kanun’a eklenen geçici 69. maddeyle, “sadece 2006, 2007 ve 2008 yıllarına ait kazançlarda” yatırım indirimi istisnasından faydalanma hakkı tanınmıştır.

İndirim hakkının 31.12.2008 tarihinde sona erdirilmesi, bir başka deyişle, 3 yıl ile sınırlı tutulması; gelir ve kazanç yetersizliği nedeniyle indirilemeyen yatırım indirimi istisnası tutarının 2009 yılı ve sonrasında kullanılamaması anlamına gelmekte, dolayısıyla bu uygulama kazanılmış hakları zedelemekte ve hukuk devletine uygun düşmemekteydi.

2- İptal Kararının Gerekçesi

Hukuk devletine uygun olmayan bu düzenlemeyi iptal eden Anayasa Mahkemesi Kararı’nın gerekçesindeki bazı bölümler özetle;

“Kişilere hukuk güvenliğinin sağlanması, hukuk devletinin ön koşullarındandır. Hukuk devleti, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerektirir. Hukuk güvenliğinin sağlanması, bu doğrultuda yasaların geleceğe yönelik öngörülebilir belirlemeler yapılabilmesine olanak verecek kurallar içermesini gerekli kılar. Geriye dönük düzenlemelerle kişilerin haklarının, hukuki istikrar ve güvenlik ilkesi gözetilmeden kısıtlanması hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmaz.”

“Geçici 69. madde kapsamındaki yükümlüler, 5479 sayılı Yasa’nın yayımlandığı 08.04.2006 tarihine kadar yatırım indirimi istisnasından yararlanacaklarını göz önünde bulundurarak yatırım kararı almışlar ve yatırıma başlamışlardır. Bu yükümlüler indirimin yılla sınırlanacağını önceden bilmemektedirler. Yatırım indiriminden yararlanılacak tutara ulaşıncaya kadar yapılması gereken indirimin sonradan üç yılla sınırlandırılması verginin genellik, eşitlik, öngörülebilirlik ve kamusal yetkinin kullanılmasında yükümlülere hukuksal güvenlik sağlayan yasallık ilkelerine aykırılık oluşturmaktadır.”

“… dava konusu kural, Anayasa’nın 2. ve 73. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.”

şeklindedir.

3- Değerlendirme

İptal kararının yürürlük tarihi ertelenmediğinden, 08.01.2010 tarihi itibariyle bu kararın, hem konuyla ilgili uyuşmazlıklara bakan yargı mercilerini hem de vergi idaresini bağlayacağı konusunda kuşku yoktur (TC Anayasası md. 153/son).

Diğer bir söyleyişle, yatırım indirimi istisnası hakkı bulunan mükellefler (2009 yılının 4. geçici vergilendirme dönemine ilişkin olarak verilecek beyannameden itibaren), bu hakları tükenene kadar kazançlarından indirim yapabileceklerdir.

Diğer taraftan, Anayasa’ya aykırı bulunan bu hüküm nedeniyle açılan davalarda Anayasa Mahkemesi Kararı ve gerekçesi mahkemelerce dikkate alınarak karar verilecektir. Aksi doğrultuda bir yargı uygulaması yani görülmekte olan uyuşmazlıkta, Anayasa’ya aykırılığı saptanmış olan kurala göre hüküm kurulması, Danıştay kararlarında da belirtildiği üzere “Anayasa’nın Üstünlüğü” ve “Hukuk Devleti” ilkelerine aykırı olacaktır(2).

İptal kararının verildiği 15 Ekim 2009 ile yayımlandığı 8 Ocak 2009 tarihleri arasındaki yatırım indirimi istisnasının durumu daha önce tarafımızdan irdelenmiştir(3).

B- YATIRIM İNDİRİMİ İSTİSNASI HAKKINI GERİYE DÖNÜK BİÇİMDE KALDIRAN YÜRÜRLÜK HÜKMÜ HAKKINDA

1- İptal Edilen Hüküm

GVK’nın 19. maddesinde yer alan yatırım indirimi istisnasını kaldıran 5479 sayılı Kanun 08.04.2006 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmış olmasına rağmen istisnayı kaldıran maddenin 01.01.2006 tarihinden itibaren geriye dönük olarak yürürlük kazanması, “Hukuk Devleti İlkesi” ve “Vergi Kanunlarının Geriye Yürümezliği İlkesi”ne uygun düşmemekteydi(4).

2- İptal Kararının Gerekçesi

Konuya ilişkin iptal kararının gerekçesinde özetle;

“Yatırım indiriminin kaldırılmasına ilişkin maddenin, incelenen kuralla geriye yürütülmek suretiyle yükümlülerin hukuksal güvenlikleri zedelenmiştir.

193 sayılı Yasa’nın 19. maddesinde arananlar dışında herhangi bir koşula ve sınırlamaya bağlı olmaksızın 01.01.2006 ile 08.04.2006 tarihleri arasında yapılmasına başlanan yatırımlarla ilgili olarak yatırım indiriminden yararlanması gereken yükümlüler, diğer bir anlatımla yatırım indirimi istisnasından yararlanacağını bilerek ve bunun gereklerini yerine getirerek yatırıma başlayan yükümlüler, yatırım indirimi istisnasının kaldırılmasına ilişkin kuralın geriye yürütülmesi nedeniyle, öngöremedikleri bir durumla karşılaşmışlardır. Yasa koyucu, 193 sayılı Yasa’ya eklenen geçici 69. maddeyle 24.04.2003 ve 01.01.2006 tarihinden önce başlanan yatırımlar için indirim hakkı getirdiği halde, 01.01.2006 ile 08.04.2006 tarihleri arasında yapılan yatırımlar için indirim hakkı getirmeyerek hukuk devleti ilkesi ihlal edilmiştir.

Anayasa’nın 2. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.”

ifadelerine yer verilmiştir.

3- Değerlendirme

Bu iptal kararı da yürürlük tarihi ertelenmediğinden, hem konuyla ilgili uyuşmazlıklara bakan yargı mercilerini hem de vergi idaresini bağlayacaktır. Bu bakımdan, 01.01.2006 ile 08.04.2006 tarihleri arasında yaptıkları yatırımlar nedeniyle indirim hakkına sahip olan mükellefler, iptal kararı sonrasında söz konusu tutarları indirim konusu yapabileceklerdir.

İndirimin ne şekilde yapılabileceği ile ilgili mükelleflerde oluşabilecek tereddütleri gidermek bakımından vergi idaresinin uygulama tebliği yayımlaması yerinde olacaktır.

 

III- SONUÇ

Anayasa Mahkemesi Kararı sonrasında, 08.04.2006 tarihine kadar yatırım harcaması yapmış olup da yatırım indirimi istisnası hakkını, iptal edilen hükümler nedeniyle kullanamayan mükellefler, söz konusu tutarları herhangi bir süre sınırlaması olmaksızın 2009 yılı ve sonrasında da gelirlerinden indirebileceklerdir.

Söz konusu indirimin ne şekilde yapılacağı ile ilgili vergi idaresinin bir tebliğle açıklama yapması, uygulamada ortaya çıkabilecek sorunları gidermek bakımından önem taşımaktadır.

Diğer yandan, iptal edilen hükümler nedeniyle mükellefler tarafından dava açılmış olması halinde, davaya bakan yargı mercii (vergi mahkemesi/Danıştay) kararını Anayasa Mahkemesi kararını dikkate alarak verecektir.



*          Avukat

(1)         Anayasa Mahkemesi’nin söz konusu iptal kararları, 08.01.2010 tarih ve 27456 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
(2)         Dn. VDDK’nın, 06.07.2006 tarih ve E. 2006/140, K. 2006/203 sayılı Kararı.
(3)   Ali Ersoy KONTACI - Y. Burak ASLANPINAR, “Yatırım İndirimi İstisnasını Yeniden Canlandıran Anayasa Mahkemesi İptal Kararının Getirdikleri”Yaklaşım, Sayı: 204, Aralık 2009, s. 300-307.
(4)         KONTACI - ASLANPINAR, agm, s. 301