Yurt Dışı Çıkış Yasakları Kaldırılıyor

14 Ekim 2010 | E-Posta İle Gönder | Pdf Olarak Görüntüle | Yazdır

HÜRSES

17 Eylül 2010 tarihinde yayımlanan “Referandumdan Sonra Yurt Dışı Çıkış Yasağı” başlıklı yazımızda; 12 Eylül 2010 tarihinde yapılan halkoylaması sonucuna göre Anayasa’nın 23. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte[1], vergi borcu nedeniyle uygulanan/uygulanacak yurt dışı yasaklarının durumunu incelemiştik.

Kullandığımız ifadeler aynen şu şekildeydi:

“Vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti, artık, sadece; suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle hakim kararına bağlı olarak sınırlanabilecek.

Bu durumda, yüz bin TL, bir milyon TL hatta yüz milyon TL vergi borcu olsa da kimsenin yurt dışına çıkışı engellenemeyecek. Diğer taraftan, hakim kararı şartı öngörüldüğünden idarenin bu yasağı koyma yetkisi de yok.

Her ne kadar vergi idaresine, vergi borcu nedeniyle yurt dışı yasağı koyma yetkisi veren 6183 sayılı Kanun’un 36/A maddesi kaldırılmamış olsa da bu hükmün uygulanması mümkün değil. Çünkü ortada, açık ve ayrıntılı bir Anayasa hükmü var. Yeni hükümde kullanılan “ancak … sebebiyle sınırlanabilir” ifadesi, başka bir sebeple ve şekilde yurt dışı yasağı konulmasının mümkün olmadığını gösteriyor. Bu nedenle idare, Anayasal Sistemimizin gereği olarak, kendisini de bağlayan ve bu konudaki en üst norm olan yeni Anayasa hükmünü “doğrudan” dikkate alarakyurt dışı yasağı koymamalı.

Anayasa hükmü, yurt dışı çıkış yasağının, vergi borcu nedeniyle ve idare tarafından konulamayacağını açık ve ayrıntılı bir biçimde belirtmiş.

Bu konudaki yapılacak tek kanuni düzenleme, 6183 sayılı Kanun’un 36/A maddesinin yürürlükten kaldırılması olacağından; yeni bir kanuni düzenleme (alt norm) yapılmasını beklemeye gerek duyulmadan; Anayasa normu (üst norm) doğrudan uygulanmalı ve vergi borcu nedeniyle referandumdan önce veya sonra konulan tüm yurt dışı yasakları kaldırılmalıdır.

 

Gelir İdaresi Başkanlığı Üzerine Düşeni Yaptı

Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı da “Anayasa’nın Üstünlüğü Prensibi”ni benimsemiş bir idarenin yapması gerekeni, yayımladığı bir iç genelge ile yaptı. Başkanlığın internet sitesinde (www.gib.gov.tr) 11 Ekim 2010 tarihinde yayımlanan söz konusu 08.10.2010 tarihli ve 2010/1 seri no’lu Tahsilat İç Genelgesi’nde şu açıklamalar yer alıyor:

“6183 sayılı Kanun’un 36/A maddesi hükmü Anayasa’nın 23. maddesinin yeni beşinci fıkrası ile zımnen ilga olduğundan, maddenin uygulama alanı kalmamıştır.

Bu itibarla, alacaklı tahsil dairelerince 5982 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 23.09.2010 tarihinden itibaren amme borçluları hakkında 6183 sayılı Kanun’un 36/A maddesi gereğince yurt dışı çıkış tahdidi tatbik edilmeyecektir.

Diğer taraftan 23.09.2010 tarihinden önce amme borçluları hakkında alacaklı tahsil dairelerinin talepleri üzerine 6183 sayılı Kanun’un 36/A maddesi gereğince uygulanmış olan yurt dışı çıkış tahditlerinin ise borçluların ayrıca müracaatları aranmaksızın kaldırılması uygun görülmüş ve bu hususta İçişleri Bakanlığı'na yazılan bugünkü tarihli yazımızla 6183 sayılı Kanun’un 36/A maddesi uyarınca uygulanmış tahditlerin Bakanlık kayıtlarından kaldırılması istenmiştir.”

Kısacası, üst norm (kural) olan Anayasa’nın açık, somut ve kesin hükmü uygulanarak; vergi borcu nedeniyle yurt dışı çıkış yasağı (tahdidi) uygulamasına son veriliyor. Önceden koyulmuş olan tüm yurt dışı çıkış yasakları da kaldırılıyor.

 

Sezar’ın Hakkı Sezar’a, Darısı Başka Uygulamalara

Vergi idaresine yönelik eleştiriler(imiz) çoğu zaman olumsuz yönde oluyor belki. Ama cesur ve hızlı bir biçimde yapılan bu düzenleme, naçizane takdiri hak ediyor. Çıkış noktası bir vergi meselesi olan “Sezar’ın hakkı Sezar’a” sözü de tam bu duruma göre.

Darısı, “Anayasa’nın Üstünlüğü”,“Hukuk Devleti” ve “Kanuni İdare” ilkelerinin hatırlandığı başka uygulamalara…



[1] Sonuçlara ilişkin 22.09.2010 tarihli ve 846 sayılı Yüksek Seçim Kurulu Kararı, 23.09.2010 tarihli ve 27708 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.