Yeni Yıl ve Psiko-kriz

26 Aralik 2008 | E-Posta İle Gönder | Pdf Olarak Görüntüle | Yazdır

HÜRSES

Yeni bir yıl geliyor. Yeni yıl hepimize yeni umutlar, yeni mutluluklar, güzellikler getirsin. Her yıl olduğu gibi isteğimiz, dileğimiz bu. Gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini 2009 biterken göreceğiz.

Koskoca yılı bir tarafa bırakın her yeni günün hatta saatlerin, dakikaların sürprizlere gebe olduğu ülkemizde; 2009’da olacağı şimdiden bilinen yenilikler de var.

2009’da vergi, harç ve cezalar yüzde 12 oranında artacak. Yeniden değerleme oranı yüzde 12 olarak belirlendi. Resmi Gazete’de bu hafta yayımlanan birçok tebliğle de artan vergi, harç ve cezalar kalem kalem sayıldı.

Yeni yıl hevesinizi kırmadan bu kalemlerden yalnızca birkaç örnek verelim.

Malumunuz, akaryakıttan olduğu gibi mobil iletişimden alınan vergi konusunda da açık ara dünya birincisiyiz. Her yıl rekorlarımızı tazeliyor, arayı açıyoruz. Yeni yılda, yeniden değerlemeyle birlikte cep telefonu aboneliğinin ilk olarak tesis edilmesinde alınan Özel İletişim Vergisi 27,80 YTL’den 31,10 TL’ye çıkacak. Ancak, halen bir cep telefonu operatörünün abonesiyseniz ve yalnızca operatör değiştirecekseniz, önceden alınmış olduğu için bu bedeli ödemeyeceksiniz.

Yeni yılda, 6 aylık pasaport harcı 102,4 YTL'den 114,6 TL'ye, 1 yıllık pasaport harcı da 146,3 YTL'den 163,8 TL'ye yükselecek.

İndirimli orana tabi işlemlerden doğan KDV iade taleplerinde, bu işlemler nedeniyle yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen KDV tutarının iade yapılamayacak kısmı ile ilgili 2008 yılında 11 bin 600 YTL olan sınır, 2009 yılı için 13 bin TL olacak.

(Fark etmişsinizdir; tutarların ilki YTL, ikincisi TL. Bu bir yanlışlık değil. Yeni yılda Türk Lirası’ndaki “Yeni”ye de veda ediyoruz)

Bunlar sadece birkaç örnek. Fazlası, moralinizin hatta psikolojinizin bozulmasına neden olabilir.

  

Psiko-kriz ve Bir Öneri

Psikolojimizin bozulması, olumsuz düşünceler de krize neden oluyormuş. Ya da bütün somut ekonomik verileri, rakamları bir tarafa bırakıp şöyle diyebiliriz; ülkemizdeki küresel, ekonomik, mali, finansal kriz değil “psiko-kriz”(!)miş.

Bu durumda “yeni yıla nasıl girersen bütün yılın öyle geçer” batıl inancından hareketle bu krizin aşılması için bir öneri:

Yeni yıla yaklaştığımız saatlerde, hepimiz gözlerimizi kapatıp “kriz yok, kriz yok” diye içimizden ve inanarak tekrarlayalım. Ve olumlu düşünce gücü somut ekonomik verileri yenebilecek mi görelim.

Yeni yıl hepimize psikolojik sağlık, başarı, mutluluk getirsin...