Yeni Çek Kanunu’na Göre Son Yargıtay Kararları - I

18 Şubat 2010 | E-Posta İle Gönder | Pdf Olarak Görüntüle | Yazdır

HÜRSES

Yeni Çek Kanunu 20 Aralık 2009 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı ve aynı gün yürürlüğe girdi. Biz de;

- Henüz kanun yürürlüğe girmeden, 17 Aralık 2009 tarihli ve “Karşılıksız Çeke Af (Gibi…)-I” başlıklı yazımızla; karşılıksız çek keşide etmek suçundan dolayı hakkında soruşturma veya kovuşturma başlatılanlar ile hapis cezası alanlar için “şikayetçiyle anlaşma yaparak kurtulma” yolunu,

- 18 Aralık 2009 tarihli ve  “Karşılıksız Çeke Af (Gibi…)-II” başlıklı yazımızla; karşılıksız çek keşide etmek suçundan dolayı hakkında soruşturma veya kovuşturma başlatılanlar ile hapis cezası alanlar için“taahhütname vererek kurtulma” yolunu,

- 24 Aralık 2009 tarihli ve  Vadeli Çek (Çekte Vade) Uygulaması Devam Ediyor” başlıklı yazımızla; vadeli çek düzenlenmesinin kanunen kabul edilme süresinin 31.12.2011 tarihine kadar uzatıldığını,

- 25 Aralık 2009 tarihli ve Vadeli (İleri Tarihli) Çeki Karşılıksız Çıkana Hapis ve Para Cezası Yok” başlıklı yazımızla; vadeli çekte hapis ve para cezasının kaldırıldığını, Yeni Çek Kanunu’nun bu bakımdan “lehe kanun”sayılıp sayılmayacağını,

- 31 Aralık 2009 tarihli ve  “Dıdının Dıdısının Dıdısı” başlıklı yazımızla da; Yeni Çek Kanunu ile tüzel kişi tacirlere yüklenen ilginç sorumluluğu incelemiştik.

Yargıtay’ın Yeni Çek Kanunu’na göre verdiği kararlar gün yüzüne çıkmaya başladı bile. Bugünkü ve yarınki yazılarımızda da Yargıtay’ın bu son kararlarından söz edeceğiz.

 

Yargıtay: Taahhütname Verilmişse Hapis Cezası Yok

Karşılıksız çekten dolayı haklarında soruşturma veya kovuşturma başlatılmış ya da kesinleşmiş bir hükümle mahkum olanlar için af benzeri bir uygulama getirilmişti (5941 sayılı Yeni Çek Kanunu geçici madde 2).

Buna göre; söz konusu kişiler, şikayetçiyle anlaşmak veya anlaşmaya dahi gerek duyulmadan, şartlar dahilinde ödeme yapacağına ilişkin tek taraflı taahhüt vermekle hapis cezasından kurtulabiliyor.

Konuyla ilgili olarak 27.01.2010 tarihli kararı ile Yargıtay;

“Sanığın/sanık müdafiinin, hakim tarafından havale edilen (…) tarihli dilekçesinde, suç konusu çekten/çeklerden dolayı ödenmesi gereken miktarı belirli vadelerde şikayetçiye ödeyeceğini belirterek, 28.12.2009 tarihli taahhütnameyi dilekçe ekinde sunmuş olması nedeniyle, 20.12.2009 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanunu’nun geçici 2. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA” karar vermiş[1].

Özetle, karşılıksız çekten dolayı yargılanan kişi, 1 Nisan 2010’a kadar (süre uzatılmazsa) taahhütname vermesi (veya şikayetçiyle anlaşması) halinde hapse girmiyor ya da hapisteyse serbest kalabiliyor.



[1] Yargıtay 10. Ceza Dairesi’nin 27.01.2010 tarihli ve E:2008/4284, K:2010/1460 sayılı Kararı.