Yarın 1/2 Mayıs 2009

30 Nisan 2009 | E-Posta İle Gönder | Pdf Olarak Görüntüle | Yazdır

HÜRSES

Geçtiğimiz pazartesi günü (27.04.2009) Resmi Gazete’de yayımlanan kanun değişikliğiyle 1 Mayıs, “Emek ve Dayanışma Günü Tatili” olarak ilan edildi. Böylece tatil günlerimize bir yenisi daha eklenmiş oldu.

Ne denir bu gibi durumlarda? Hayırlı olsun. Vatana, millete ve özellikle de çalışanlara…

1 Mayıs’ta yapılacak tatil, 1 Ocak yani Yılbaşı Tatili ile aynı kapsamda olacak. “1 Mayıs”larda, kamu kurum ve kuruluşları da özel sektör de tatil yapacak. İşe gidilmeyecek[1].

 

½ Mayıs 2009 veya Yarım 1 Mayıs Tatili

Ancak, kamu kurum ve kuruluşları açısından bu seneki 1 Mayıs biraz farklı. Hatta, bu seneki 1 Mayıs yarım. Çünkü tatilin ilanını içeren Kanun’un, gözlerden kaçan bir de geçici maddesi var.

Bu geçici madde;

“1 Mayıs 2009 tarihinde kamu kurum ve kuruluşlarınca yapılması kararlaştırılan iş ve işlemler yürütülür. Kamu kurum ve kuruluşları bu iş ve işlemlerin yürütülmesi için gerekli tedbirleri alır” şeklinde.

“Kamu kurum ve kuruluşlarınca yapılması kararlaştırılan iş ve işlemler” ifadesi ile kastedilen nedir? Çok da açık olmayan bu geçici maddeyle ilgili henüz bir açıklama yapılmadı. İşin doğrusu, vatandaşın, bu yıl için yani sadece 1 Mayıs 2009 için farklı bir düzenleme yapıldığından haberi dahi yok.

Yapılması kararlaştırılan iş ve işlemler ifadesi, bizce, daha önceden kamu tarafından gün verilmiş ve bu günün ertelenmesi halinde hak kayıplarına neden olabilecek ya da ertelenmesi mümkün olmayan tarihler için kullanılmış.

Örneği, hak kayıplarının ortaya çıkma ihtimali yüksek olan duruşma tarihlerinden verelim.

Aylar önce bir duruşmanız vardı ve ertelendi. Duruşmaya 1 Mayıs 2009 günü devam edileceği mahkeme tarafından bildirildi. Sonrasında mahkemeden başka bir tebligat gelmedi.

Kanun, tatil olacak 1 Mayıs 2009’dan sadece 4 gün öncesinde yürürlük kazandığı için; mahkemenin size tebligat yaparak duruşmanın tekrar ertelendiğini bildirmesi de bu kısa sürede zaten mümkün değil.

Ne yapacaksınız? Yarın duruşmaya gidecek misiniz, gitmeyecek misiniz? Gitmezseniz hak kaybına uğrar mısınız? Ya da tatil günü kalkıp belki de yüzlerce kilometre yol aştıktan sonra, ıssız bir adliyeye ulaşıp duruşma salonunun kapısını kilitli mi bulacaksınız?

Bu konuda herhangi bir açıklama olmadığı gibi açık olmayan kanun maddesi hakkında hakimlerin de pek uzlaşmaya varamadığı görülüyor. Bir mahkeme, tatil olduğu gerekçesiyle duruşma yapmayıp sonraki bir tarihe gün verirken; birkaç saat uzaktaki bir adliyede duruşmalar yapılıp gelmeyen taraf aleyhine dosyanın düşürülmesi gibi çok ciddi sonuçlar ortaya çıkabilir.

Dedik ya, ½ Mayıs 2009… Örneğini verdiğimiz bazı durumlar için ne tatil, ne değil.Yarım 1 Mayıs bu seneki.

Bu şekilde hak kaybına uğramanıza neden olabilecek bir durum varsa, en iyisi, her zaman yaptığınız gibi tatil filan demeden yine kamu kurumunun kapısını aşındırmak.

 

 


[1] Kural olarak 1 Mayıs, tatil günü olmakla birlikte; İş Kanunu’na göre çalışan işçi ile işverenin anlaşması halinde bu tarihte de işbaşı yapılabilir. İş Kanunu’na göre çalışanların 1 Mayıs’ta çalıştırılabilmesi için, toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmelerinde hüküm bulunması gerekiyor. Sözleşmelerde bu konuya ilişkin bir hüküm yoksa çalışma, sadece işçinin onayı ile mümkün olabilecek (İş Kanunu m. 44).
1 Mayıs’ta çalışmayan işçinin o günkü ücreti, sanki çalışmış gibi tam olarak ödenecek. Sözleşme hükmüne göre veya onay ile 1 Mayıs’ta çalışmayı kabul eden işçiye, o günkü ücreti tam olarak ödendiği gibi tatil gününde çalıştığı için ayrıca bir günlük ücret daha ödenecek (İş Kanunu m. 47).