Yargıtay: Kredi Kartı Yıllık Aidatı Yasal Değil

03 Temmuz 2009 | E-Posta İle Gönder | Pdf Olarak Görüntüle | Yazdır

HÜRSES

Bankalar, müşterilerinden farklı isimler altında sayısız komisyon ücreti alıyor. Hesap kesim ücreti, çek-senet tahsil masrafı, havale masrafı, EFT masrafı, kredi kartı yıllık kullanım ücreti, limit artırma ücreti, limit aşım bedeli, şu işlem ücreti, bu masrafı, o bedeli vs. vs.

Cebinizde taşımak istemediğiniz paranız için banka hesabı açtırıyorsunuz. Paranızı bu hesaba yatırıyorsunuz. Bu arada repo, fon, tahvil diyerek biraz da kazanç sağlarız diyorsunuz.

Veya nakit harcamak yerine “X Bank”ın kredi kartını kullanıyorsunuz. Büyük bir yükten kurtuluyor, aynı zamanda taksit, puan gibi avantajlardan da yararlanıyorsunuz.

Banka da paranızı kullanıyor. Paranız üzerinden para kazanıyor. Zaten bankaların kuruluş amacı da bu.

Buraya kadar her şey güzel. İki taraf da mutlu, mesut. Ancak bankaların, her yapılan işlem için ya da aylık, yıllık olarak fazladan ücret talep etmesi müşteriyle bankanın arasına kara kedi sokuyor. En çok da kredi kartı yıllık üyelik (kullanım) aidatı (ücreti) adı altında alınan ücret, müşteriyi rahatsız ediyor.

Peki bankaya göre ismi ve miktarı fark eden kredi kartı aidatı yasal mı?

Sorunun cevabını Yargıtay vermiş:

“Kredi kartı sözleşmesinin banka tarafından matbu, standart olarak hazırlanıp boş olan kısımların rakam, isim ve adresler yazılarak doldurulduğu, sözleşmenin on iki punto koyu siyah harflerle düzenlenmediği görülmektedir. Banka, tüketici aleyhine olan ve tüketiciyi kart kullanımı ücreti adı altında bir külfete sokan sözleşme hükmünün tüketici ile ayrıca müzakere edilerek kararlaştırıldığını iddia ve ispat edememiştir. Böyle olunca sözleşmedeki kredi kartı üyelik ücreti alınacağına dair hükmün açıklanan yasa ve yönetmelik hükümleri karşısında haksız şart olduğu kabul edilmelidir. Dolayısıyla bankanın bu sözleşme hükmüne dayalı olarak kredi kartı kullanıcısı davalıdan ücret istemesi olanaklı değildir.”[1]

Aynı yönde verilmiş birçok tüketici mahkemesi, tüketici hakem heyeti kararı var.

Yine de bankalar bu ücreti almaktan vazgeçmiyorlar. Çünkü kanunda bu ücretin alınmayacağı veya alınsa bile hangi miktarda ve ne kadar süreyle alınacağı açıkça belirtilmediği için her tüketicinin ayrıca mahkemeye başvurarak haklılığını kanıtlaması gerekiyor.

Miktarlar çok düşük olduğu için de zamanını ayırıp konuyu yargıya taşıyan kişi sayısı azınlıkta kalıyor.

Bu noktada belirtmekte fayda var, kredi kartı yıllık kullanım ücretinden kaynaklanan ve iadesi istenen miktar, kanunda belirtilen sınırın altında kalıyorsa[2] tüketici mahkemesine değil öncelikle tüketici sorunları hakem heyetine başvurulması gerekiyor.

 

Bankalar Neden Bu Kadar Israrcı?

Bankalar, kredi kartı aidatını sözleşmeye dayanarak aldıklarını, bu durumun yasal olduğunu iddia ediyorlar. Halbuki matbu hazırlanmış sözleşmeyi müşterinin yani tüketicinin hür iradesi ile imzaladığını ve hatta karınca duası şeklinde yazıları ayaküstü bankada okuyabildiğini söyleyebilmek elbette mümkün değil.

Ekstrede bu şekilde bir ücret talep edildiğini görünce de çareyi çoğunlukla kartın iptalinde buluyorlar. Kartsız kalmasalar da en azından kart sayısını bire, ikiye indiriyorlar.

Durum bu açıdan değerlendirildiğinde sanki bankalar zararlı çıkıyormuş gibi görünüyor. Ama işin aslı hiç de öyle değil. Belki bazı müşteriler elden kaçıyor. Ya eldekiler ve getirileri…

Bankaların kredi kartı aidatından yılda toplam 1,8 milyar TL gelir elde ettikleri tahmin ediliyor. Bankalar böylesine tatlı bir gelirden hiç vazgeçer mi?

Bir başka soru; kredi kartı yıllık aidatını iptal edecek kanun çıkarılabilir mi?



[1] Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 20.04.2009 tarihli ve E:2008/15042, K:2009/5386 sayılı Kararı.
[2] 4077 sayılı Tüketici’nin Korunması Hakkında Kanun’un 22. maddesine göre 2009 yılı için 936,97 TL’nin altında kalan uyuşmazlıklar için tüketici sorunları hakem heyetlerine başvuru zorunludur. Bu uyuşmazlıklarda heyetin vereceği kararlar tarafları bağlar.
Taraflar bu kararlara karşı 15 gün içinde tüketici mahkemesine itiraz edebilirler. Tüketici sorunları hakem heyeti kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine tüketici mahkemesinin vereceği karar kesindir.