Vergide Ayrımcılık Serbest mi?

21 Nisan 2016 | E-Posta İle Gönder | Pdf Olarak Görüntüle | Yazdır

6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu20 Nisan 2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Kanun’un ismine bakıldığında, sanki sadece bir kurumun oluşumuna ilişkinmiş gibi görünüyor. Ama içeriğinde, “Eşitlik İlkesi” ve “Ayrımcılık Yasağı”nın ayrıntılı bir biçimde tanımlanması gibi çok önemli düzenlemeler var.

Böylece uluslar arası hukukta ve Türk mevzuatında zaten var olan “Eşitlik İlkesi” ve “Ayrımcılık Yasağı” ayrı bir kanunla daha da somutlaştırılmış oldu.

Bu somutlaştırmada özellikle Ayrımcılık Yasağını oluşturan durumların tek tek sayılması[1] önemli.

 

Ayrımcılık Yasağı Kapsamındaki Kurumlar

Kanun’da yasağın “Kapsamı” da belirlenmiş (md. 5). Kapsama dahil olan kamu kurum ve kuruluşları ise eğitim ve öğretim, yargı, kolluk, sağlık, ulaşım, iletişim, sosyal güvenlik, sosyal hizmetler, sosyal yardım, spor, konaklama, kültür, turizm ve benzeri hizmetleri sunanlar olarak sayılmış.

Maliye, Mali İdare, Gelir İdaresi veya Vergi İdaresi gibi çeşitli şekillerde adlandırılan kurumun/kurumların ise sayılanların hiçbirine girmediği açık. Benzer hizmeti sunduğu da pek söylenemez.

 

Ayrımcılık Yasağına İlişkin Kanundaki Ayrımcılık

Bu durumda vergide ayrımcılık yasağı yok diyebilir miyiz?

Tabii ki hayır. 6701 sayılı Kanun’da açıkça yazmıyor diye vergide ayrımcılık serbest değil. Çünkü Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi başta olmak üzere uluslar arası sözleşmelerde ve T.C. Anayasası’nda Eşitlik İlkesi ve Ayrımcılık Yasağı hep vardı. Ayrıca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin de bu yasağın ihlal edildiği durumlara ilişkin çok sayıda kararı mevcut.

Dolayısıyla idareyi ve yargıyı bağlayan, ayrımcılık yapılmasını yasaklayan birçok düzenleme zaten var.

Ama “doğrudan” 6701 sayılı Kanu’na dayanılarak vergi idaresinin ayrımcılık yaptığının iddia edilmesi ve bu Kanun kapsamında vergi idaresi ile görevlilerinin yaptırıma tabi tutulabilmesi zor görünüyor.

Bu durumda, “Ayrımcılık Yasağı”na ilişkin kanundaki kurumlar kapsamında vergi idaresinin sayılmamasıyla “ayrımcılık” yapılmış olmuyor mu?


[1] 6701 sayılı Kanun’a göre ayrımcılık türleri (md. 4):

a) Ayrı tutma.

b) Ayrımcılık talimatı verme ve bu talimatları uygulama.

c) Çoklu ayrımcılık.

ç) Doğrudan ayrımcılık.

d) Dolaylı ayrımcılık.

e) İşyerinde yıldırma.

f) Makul düzenleme yapmama.

g) Taciz.

ğ) Varsayılan temele dayalı ayrımcılık.

Ayrıca eşit muamele ilkesine uyulması veya ayrımcılığın önlenmesi amacıyla idari ya da adli süreçleri başlatan yahut bu süreçlere katılan kişiler ile bunların temsilcilerinin, bu nedenle maruz kaldıkları olumsuz muameleler de ayrımcılık sayılmıştır.