Vergi Kaçakçılığı Suçlarında Hapis Cezasının Para Cezasına Çevrilmesi

19 Haziran 2008 | E-Posta İle Gönder | Pdf Olarak Görüntüle | Yazdır

HÜRSES

Maliye denetimlerinin 2007 yılı sonuçları, vergi kaybı konusundaki acı gerçeği bir kez daha ortaya koydu. Geçen yıl yapılan incelemeler sonucu yayınlanan raporda, 63,4 milyar YTL'lik beyana karşılık 30,5 milyar YTL gelirin gizlendiği, toplamda ise %32,4’lük vergi kaybının oluştuğu belirlendi. (Kaynak: www.gib.gov.tr )

Böylesi bir ortamda yasalardaki cezaların yukarı çekilmesinin tek başına ne kadar caydırıcı olacağı tartışmaya açık olsa da 23 Ocak 2008’de yapılan kanun değişikliğiyle vergi kaçakçılığı cezalarında “temel ceza kanunlarına uyum” adı altında ciddi bir arttırım yapıldı.

Vergi kaçıranlar, kaçırdığı vergiyi, vergi ziyaı cezası (suçun niteliğine göre verginin 1 veya 3 katı olabilir) ve faiziyle birlikte ödemek zorunda oldukları gibi vergi kaçakçılığı suçunun söz konusu olması durumunda bir de arttırılmış hapis cezasıyla karşı karşıya kalacaklar.

Hapis cezası, suçun türü ve ağırlığına göre üçlü bir ayrımla;

(a) 1 yıldan 3 yıla kadar,

(b) 3 yıldan 5 yıla kadar,

(c) 2 yıldan 5 yıla kadar olabiliyor. (Vergi Usul Kanunu madde 359)

Hükmedilen bir hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi için ise 1 yıl (1 yıl dahil) ve daha kısa süreli olması gerekiyor. 1 yıl veya daha kısa süreli ifadesiyle kastedilen, kanun maddesinde suçun karşılığı olarak yazan değil, mahkemenin hafifletici nedenleri vs. uygulamasıyla takdir ettiği cezadır.

Vergi kaçakçılığı suçları açısından durum değerlendirildiğinde; suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre, ancak (a) fıkrasındaki fiiller için o da hükmolunan cezanın 1 yıl veya daha az süreli olması hâlinde adli para cezasına çevrilebilme mümkündür.

Paraya çevrilmede ölçüt ise kişinin ekonomik ve diğer şahsî hâlleri göz önünde bulundurularak, hükmolunan cezanın her bir günü için 20 ila 100 YTL arasıdır. 359. maddenin eski hâlinde bu ölçütün, hapis cezasının her bir günü için sanayi sektöründe çalışan 16 yaşından büyük işçilerin bir aylık brüt asgari ücretinin yarısı esas alınarak belirlendiğini hatırlarsak azımsanmayacak bir fark görülecektir.

Adli para cezası dışındaki hapis cezasının çevrilebileceği diğer tedbirler; belli sürelerle kamuda çalışma yükümlülüğü, kamunun zararını tazmin, belli sürelerle belli eğitim kurumlarına devam zorunluluğu, belli yerlere gitmekten yasaklanma veya belli etkinliklere iştirakten men şeklinde sayılabilir.

Başta söz edilen istatistikler 2007 yılına ait. Tabii bu rakamlar yalnızca denetimler sonucu ortaya çıkanlar. Bir de vergi kaçırıp henüz denetlenmemişler hesaba katılırsa hazinenin kaybının ne denli büyük olduğu görülecektir.

Vergi kaçakçılığı cezalarını ağırlaştıran bu yılki düzenlemenin ne kadar caydırıcı olacağını zaman gösterecek elbette.

2008 yılında da rakamların buna benzer sonuçları göstermesi durumunda, yaptırımların yanında vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımını sağlayan, ağır vergi yükü altında ezilen mükelleflere nefes aldıracak düzenlemeler de yapılarak vergi kayıpları önlenmeye, vergisini memnuniyetle ödeyen mükelleflere kavuşulmaya çalışılacak mı?

Onu da zaman gösterecek…


*          Yazının yayımlandığı tarihten sonra 03.07.2009 tarihli ve 27277 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5904 sayılı Kanun'un 23. maddesi ile VUK'un 359. maddesindeki suçlar bakımından en düşük hapis cezası 18 ay olarak belirlenmiştir.
             Bu bakımdan; kanun değişikliğinin ardından, vergi kaçakçılığı suçlarında, VUK'un 359. maddesinin (a) fıkrasındaki fiiler de dahil olmak üzere, hapis cezasının adli para cezasına çevrilme ihtimali kalmamıştır.