Vergi İndirimi ve 2009 Muhaciri, Türk Bayraklı Yatlar

27 Ağustos 2009 | E-Posta İle Gönder | Pdf Olarak Görüntüle | Yazdır

HÜRSES

Prof. Dr. Şükrü KIZILOT hocamız, “Türk bayrağı vergisi kalkmalı” diye yıllardır köşesinde usanmadan yazar. Üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizde Türklere ait olan yatların, ağır vergi yüklerinden dolayı yabancı bayraklarla gezmeyi tercih ettiğinden söz eder. Bu rahatsız edici durumun ancak vergi indirimiyle çözülebileceğini anlatır.

Nihayetinde hocamızın dile getirdiği oldu. Vergi indirimleri yapıldı.

Şimdi limanlarımız hasretle 2009 muhaciri yatlarımızı kucaklamaya hazırlanıyor.

 

Türk Bayrağı Vergisi Neydi?

Bir yatın Türk bayrağı çekebilmesi için, Türk bağlama kütüğüne kaydı gerekiyor. Ancak bunun vergiler yönünden bedeli hayli yüksekti.

- Her yıl ödenen, 100-150 bin TL’yi bulabilen Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV),

- Bir defaya mahsus ödenen, yüzde 8 oranında Özel Tüketim Vergisi (ÖTV),

- Yine bir defaya mahsus ödenen, yüzde 18 oranında Katma Değer Vergisi (KDV),

sahibi Türk olan yatların üstünde, Türk bayrağı yerine Yunan, İngiliz, Amerikan, Fransız bayrağı dalgalanmasına neden oluyordu.

 

Önce MTV, Sonra ÖTV Kalktı, KDV Yüzde 1’e İndi

Bu sorunun çözümü için önce yüksek MTV kaldırıldı[1]. Yatların beygir gücü üzerinden alınan bu vergi yerine, 30 Haziran’dan itibaren, deniz aracının uzunluğuna göre en fazla 3.200 TL (şu an için) kadar olan harç ödenecek.

Geçtiğimiz hafta sonu yayımlanan Bakanlar Kurulu Kararı ile de ÖTV oranı sıfırlandı[2]. KDV ise yüzde 18’den yüzde 1’e kadar düşürüldü[3]. Bu arada, mükelleflerin, bu Karar kapsamında teslim edecekleri mallar nedeniyle yüklendikleri ve indirim yoluyla telafi edemedikleri KDV bakımından iade hakkından faydalanamayacaklarını belirtelim.

KDV ve ÖTV indirimlerinin 30 Kasım 2009’da sona erecek olması ve indirimin yapıldığı bu kısa dönemin yat satışları açısından ölü bir dönem olması sektör temsilcilerinin tepkisini çekiyor.

Ancak unutmamak gerekiyor ki bu indirimin asıl amacı, otomobilde yapılan vergi indiriminde olduğu gibi halkı tüketime yönelterek yat üreticilerini rahatlatmak değil (Kaldı ki, bilindiği üzere yat alabilecek kişi sayısı kısıtlıdır). Amaç, yüksek vergiler nedeniyle Türk bayrağı yerine yabancı bayrak çekmeyi yeğleyen yatların üzerinde artık bayrağımızı görebilmek. Böylece kayıt altına alınan yatlardan hiç alınamayan vergi ve harçlar alınmaya başlanarak eskisinden daha fazla vergi geliri elde edilecek. Örneğin yabancı bayraklı yatlar, yakıtını vergisiz olarak alabiliyor. Ama Türk bayrağı çekilmesi halinde yat için alınan yakıttan da vergi alınmış olacak.

 

Muhacir Yat 30 Haziran 2009’dan Önce İktisap Edilmiş Olmalı

Türk vatandaşlarına ait ancak yabancı bir şirket üzerine kaydedilerek yabancı bayrak çekilen söz konusu deniz araçlarının, Türk bağlama kütüğüne kaydedilerek Türk bayrağı çekebilmesi için, 30 Haziran 2009 tarihinden önce iktisap edilmiş (edinilmiş) olması gerekiyor. Bu durumun açıklaması, “suistimalleri engellemek için” şeklinde yapıldı. Ancak geriye dönük bu uygulama, 30 Haziran ile 22 Ağustos 2009 tarihleri arasında yat iktisap edenler açısından haksızlığa neden olabilir.[4]

Ayrıca bu şekilde kayda alınan deniz araçlarının, 1 yıl boyunca yurt içinde satış ve devri yapılamayacak.

 

Uygulama Başarılı Olacak mı?

Kimse kendi denizlerimizde, kendi vatandaşlarımızın Yunan, İngiliz veya başka bir yabancı bayrakla gezmesini istemez. Ancak; vergi bilincinin asgari düzeyde olduğu ülkemizde, böylesine ağır vergi yükünü gören yat sahipleri, uluslararası mevzuat nedeniyle engel olunması mümkün olmayan bir şekilde yabancı bayrakları çekiveriyorlardı.

Şimdi, sahipleri Türkiye’de mukim, muhacir yatları bekliyoruz. İndirin Yunan bayrağını, gelin Türk bayrağıyla limanlarımıza.

Hala çok düşük miktarlarda harç ve verginin hesabını yapanlar, kayda alınıp vergi denetimine girmek istemeyenler olursa diyecek bir şey yok.

Bir de 3 aylık ÖTV ve KDV indiriminin kısa ve zamansız olduğu meselesi var. Bu süre, ucuza yat almak isteyenler (!) için yeter de artar bile. Zaten indirimin amacı da onlar değil, olmamalı…

 

 

 


 

[1] 16.05.2009 tarihli ve 27230 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 5897 sayılı Kanun ile 30 Haziran 2009’dan itibaren özel amaçla kullanılan yat, kotra ve motorlu tekneler MTV Kanunu’nun kapsamından çıkarılmıştır.
[2] 22.08.2009 tarihli ve 27327 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2009/15315 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’na göre;
- 8901.10.10.00.11 G.T.İ.P. no’lu 18 Gros tonilatoyu geçmeyen (Denizde seyretmeye mahsus olanlar) gezinti gemilerinden alınan yüzde 6.7,
- 8901.10.90.00.11 G.T.İ.P. no’lu Yolcu ve gezinti gemilerinden (Denizde seyretmeye mahsus olmayan) alınan yüzde 6.7,
- 89.03 G.T.İ.P. no’lu Yatlar ve diğer eğlence ve spor tekneleri; kürekli kayıklar ve kanolardan  (Şişirilebilir olanlar, birim ağırlığı 100 kg.ı geçmeyenler, kürekli kayıklar ve kanolar hariç) alınan yüzde 8 oranındaki ÖTV 30.11.2009 tarihine kadar yapılacak teslimlerde  yüzde “0” olarak belirlenmiştir.
[3] Tarih ve sayısı belirtilen Bakanlar Kurulu Kararı ile yukarıdaki deniz araçlarının teslimindeki KDV oranı 30.11.2009 tarihine kadar yüzde 1 olarak belirlenmiştir.
[4] 22.08.2009 tarihli ve 27327 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Türk Sahipli Olup, Yabancı Bayrakta Bulunan ve Özel Kullanıma Mahsus Gemi Deniz ve İç Su Araçlarının İthal Edilmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No:3) yayımlandığı tarihten öncesine dair bir kısıtlama getirerek (idari işlem geriye yürüyerek) adaletsiz bir uygulamaya yol açıyor.