Vergi Dairesi Çalışanları Borçluların Yerine Vergi Borcunu Ödüyor

15 Ocak 2009 | E-Posta İle Gönder | Pdf Olarak Görüntüle | Yazdır

HÜRSES 

“Nasıl olur?” diye soracaksınız. “Yoksa yeni bir sosyal devlet uygulaması mı?” “Vergi borçlarını tahsil etmek için bir yandan e-haciz gibi yollara başvuran maliye, bir yandan da bu borçları memurlar eliyle kendisi mi ödüyor?”

İnanılır gibi değil. Ama gerçekten vergi dairesinde çalışanlar, vergi borçluları adına ödeme yapıyor. Çok değil, düşük miktarlarda ödeme yapıyorlar. 3-5 TL kadar. Olsun, “az veren candan, çok veren maldan” demişler.

  

Ödemenin Nedeni

Peki, bu ödemenin nedeni ne?

Vergi borcunun zamanaşımına uğramasını engellemek.

Örnek: 150.000 TL’lik vergi borcunun vadesi, 2003 yılı içerisinde herhangi bir güne, mesela 05.08.2003 tarihine rastlıyor. Vergi borçlusu adresinde bulunamıyor, yeni adresi de tespit edilemiyor. Dolayısıyla tahsil işlemleri de bir türlü yapılamıyor.

2008 yılının sonuna kadar herhangi bir tahsilat yapılamazsa vergi (amme) alacağı zamanaşımına uğrayacak. Çünkü ilgili kanun maddesinde “amme alacağı, vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar” hükmü var (6183 sayılı AATUHK m.102).

Alacağın zamanaşımına uğramasına 2 gün kala, 29.12.2008 tarihinde, borçlu adına 5 TL kadar bir ödeme yapılıyor. Bu ödemeyi vergi dairesinde çalışan müdür, şef, memur vs. yapıyor. Böylece “tahsil zamanaşımı” kesilmiş oluyor ya da öyle olduğu düşünülüyor.

Bu durumun dayanağı olan, Kanun’un zamanaşımının kesilmesiyle ilgili bir sonraki maddesinde; ödeme yapılması, haciz uygulanması, cebren tahsil ve takip muameleleri sonucunda yapılan her çeşit tahsilat, ödeme emri tebliği, mal bildirimi gibi nedenlerle “zamanaşımının kesileceği” ve kesilmenin rastladığı takvim yılını takip eden yılın başından itibaren yeniden çalışmaya başlayacağı hükmü yer alıyor (6183 sayılı AATUHK m.103).

Örneğe göre; yapılan 5 TL’lik ödeme, 150.000 TL’lik alacağın 2013 yılı sonuna kadar zamanaşımına uğramasını engelliyor. Vergi dairesi çalışanlarının bu şekilde bir yol seçmelerinin nedeni, yıllarca işlem yapılamayan alacağın zamanaşımına uğramasından dolayı ortaya çıkacak sorumluluktan kaçınmak istemeleri. Böylece sorumluluk ötelenmiş, belki de kendisinden sonra görev alacak olan meslektaşının üzerine yüklenmiş oluyor.

Ödemeyi borçlu yapmıyor. Ama vergi dairesine kimin tarafından ödeme yapılabileceği konusunda kanun tarafından bir kısıtlama getirilmediği için borçlunun zamanaşımı iddiasını kanıtlaması da biraz zor görünüyor.

Ancak; 150.000 TL borcu olan ve yıllardır kayıp olan borçlunun, bir anda ortaya çıkıp 5 TL gibi cüz’i bir miktarda ödeme yapıp tekrar kaybolmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu kabul etmek gerekir.

İdarenin her türlü eylem ve işlemine karşı olduğu gibi burada da hakkının çiğnendiğini düşünenlere yargı yolu açık, takdir ise mahkemenin…