Vergi Alacaklarında Kanuni Temsilcilere Yönelik Yeni Düzenleme - I

26 Haziran 2008 | E-Posta İle Gönder | Pdf Olarak Görüntüle | Yazdır

HÜRSES

YAZININ 2. BÖLÜMÜNÜ OKUMAK İÇİN BURAYA TIKLAYIN

Çok Bekleyen, Aniden Çıkan Kanun

Geçtiğimiz günlerde, kamuoyunda haklı olarak “sporculara ve spor kulüplerine vergi kıyağı” şeklinde anılan ve tartışmalara yol açan kanun yürürlüğe girdi.

Kanundaki tartışılan bir diğer düzenleme de yurt dışı çıkış yasağı ile ilgiliydi. Uzun süredir kanunlaşmayı bekleyen tasarının bir anda yasalaşıp (Cumhurbaşkanı’nın yurt dışından gelmesi dahi beklenmeden, alelacele Cumhurbaşkanı Vekili Meclis Başkanı’nın onayıyla) 06.06.2008 tarihli Mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanmasının asıl nedeni de yurt dışı çıkış yasağı düzenlemesiydi. Çünkü Anayasa Mahkemesi, vergi borçlularının yurt dışına çıkışını yasaklayan Pasaport Kanunu’ndaki hükmü iptal etmişti. Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararında gerekli düzenlemenin yapılması amacıyla meclise tanıdığı 6 aylık süre ise 08.06.2008 tarihinde doluyordu. Yani, kamuoyunda ön plana çıkan yönüyle yurt dışına çıkışta yasak sınırını 100.000 YTL’ye yükselten kanun maddesi çıkarılmasaydı, yasa boşluğu oluşacak ve 8 Haziran 2008’den sonra milyonlarca YTL vergi borcu olanlar dahi elini kolunu sallayarak kendini ülke dışına atabilecekti.

Anlaşılan o ki, çok uzun süredir yasalaşması beklenen kanunu artık unutmuşken bu denli hızla karşımızda bulmamızın kerameti, son gün telaşesi. Başta futbol kulüpleri olmak üzere aylardır kanunun ne zaman çıkacağını merak edenlere, bu jet hızına şaşıranlara duyurulur.

 

Kanuni Temsilcilere İlişkin Düzenleme

Gelelim büyük yankı uyandıran bu iki meselenin gölgesinde kalan, en az onlar kadar önemli sayısız değişiklikten bugünkü yazının konusuna; kanuni temsilcinin vergi borçlarından sorumluluğundaki yeni düzenlemeye…

Bahsettiğimiz 5766 sayılı Kanunla, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un “Kanuni Temsilcilerin Sorumluluğu” başlığını taşıyan mükerrer 35. maddesine şu iki fıkra eklendi:

"Amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda kanuni temsilci veya teşekkülü idare edenlerin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahıslar, amme alacağının ödenmesinden müteselsilen sorumlu tutulur.

Kanuni temsilcilerin sorumluluklarına dair 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nda yer alan hükümler, bu maddede düzenlenen sorumluluğu ortadan kaldırmaz."

Müteselsil sorumluluk; birden çok kimsenin, bir borcun veya zararın (tamamının) ödenmesinden, zincirleme olarak ve tek başına sorumlu olması demektir. “Müteselsilen sorumlu tutulur” ifadesinin kanuni temsilcilere ağır bir yük getirdiği, daha dikkatli olmalarını gerektirdiği su götürmez bir gerçek. Daha geniş irdelenmesi gereken bu müteselsil sorumluluk konusunu şimdilik bir kenarda tutalım.

 

Eklenen son fıkranın ne anlama geldiğinin, neden böyle bir hükme ihtiyaç duyulduğunun ve kanuni temsilcilerin vergi borçlarından sorumluluğunda takip ve tahsil usulü bakımından değişiklik meydana getirip getirmediğinin yorumunu ise yarın yayınlanacak olan yazımızın devamına bırakalım.