Uzlaşma Geri Geliyor

26 Şubat 2009 | E-Posta İle Gönder | Pdf Olarak Görüntüle | Yazdır

HÜRSES

Yaklaşık bir yıl kadar önce 5736 sayılı Uzlaşma Kanunu (Bazı Kamu Alacaklarının Uzlaşma Usulü ile Tahsili Hakkında Kanun) yürürlüğe girdi. Kanun, kamuoyunda “vergi borçlularına af” şeklinde duyuruldu. Ancak bir aftan çok, genel uzlaşma hükümlerinden daha iyi şartlarda uzlaşma imkanı sağlanmasından ibaretti.

Uzlaşmaya; vergi, resim, harçlar, fon payı ve bunlara bağlı vergi ziyaı cezaları ile usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarından, vergi mahkemeleri, bölge idare mahkemeleri ve Danıştay nezdinde dava açma, ilgisine göre itiraz ve temyiz süreleri geçmemiş veya ihtilaflı olup kanun yolu tüketilmemiş bulunan alacaklar için gidilebiliyordu.

Ancak üç kat vergi ziyaı cezalı tarhiyatlar için uzlaşma hükümleri uygulanamıyordu. Mükellefler, bir kat vergi ziyaı cezalı tarhiyatlar içinse uzlaşmadan faydalanabiliyordu.

 

Tebliğlerle Ortaya Çıkan Sıkıntılar

Maliye Bakanlığı, 5736 sayılı Kanun’un uygulanması için tebliğler çıkardı. Tebliğlerle amaçlanan, Kanun’un tereddüt yaratan bölümlerini açıklayarak net ve adil bir biçimde uygulanmasını sağlamaktı.

Ancak tebliğler, bazı açılardan daha çok tereddüde sebep oldu. Örneğin; düzeltme ve şikayet yoluyla mahkemeler önünde ihtilaflı hale getirilen vergi borçları uzlaşma kapsamına alınmadı. Kanun’da bu şekilde bir hüküm yer almazken, Kanun’u genişletemeyecek veya daraltamayacak yalnızca Kanun çerçevesinde açıklayıcı olması gereken 1 Sıra No’lu Tebliğ ile Kanun’un uygulanma alanı kısıtlanmış oldu. Tebliğ’in bu hükmünün iptali için Danıştay nezdinde açılan davalar devam ediyor.

Bu Tebliğ ile hukuka aykırı biçimde getirilen bir diğer kısıtlama da vergi ziyaı cezaları yönünden oldu. Kanun, yalnızca üç kat vergi ziyaı cezalı (iştirak halinde bir kat) tarhiyatları kapsam dışında bırakmasına rağmen mahkemelerce üç kattan bir kata indirilen vergi cezalı tarhiyatlar için yapılan uzlaşma talepleri de idarece kabul edilmiyordu. Çünkü Tebliğ’de, Kanun aşılarak, bu duruma ilişkin önleyici bir hüküm getirilmişti.

 

Uzlaşma Kimler İçin Geri Geliyor?

Durumu bir örnekle açıklayalım. Vergi incelemesi sonucunda adınıza, üç vergi ziyaı cezalı tarhiyat yapıldı. Ardından yargı yoluna başvurdunuz ve “üç kat değil bir kat ceza kesilmesi gerektiği” yönünde bir mahkeme kararı verildi. Yani vergi cezasının bir kısmı terkin edilerek bir kat vergi ziyaı cezalı olarak onandı. Bu durumda idare, Anayasa’nın amir hükmü gereği mahkeme kararını uygulamak zorunda. Uygulamazsa veya uygulamakta gecikirse zarardan sorumlu tutuluyor.

İşte örnekte sözünü ettiğimiz tarhiyatların uzlaşma kapsamına alınmayacağı, Tebliğ’de şu şekilde ifade edilmişti:

“… üç kat kesilen vergi ziyaı cezasının yargı kararı ile bir kat olarak değiştirilmek suretiyle onanmış olması halinde de bu tarhiyata konu vergi ve cezalar ile bunlara bağlı usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları 5736 sayılı Kanun kapsamına girmeyecektir.”

Yani idare, bilerek ya da bilmeyerek, “mahkeme kararları ne olursa olsun vergi inceleme elemanının yaptığı tarhiyat daha üstündür” gibi bir anlayış benimsemiş oluyordu.

Şikayet yoluyla yaratılan ihtilaflar gibi Tebliğ’in bu hükmü de Danıştay nezdinde dava konusu yapıldı.

 

Danıştay Yürütmenin Durdurulmasına Karar Verdi

Danıştay 4. Dairesi’nde görülen dava devam etmekle birlikte 4. Daire, 23.10.2008 tarih ve Esas No: 2008/2836 sayılı Kararı ile 1 Sıra No’lu 5736 Sayılı Bazı Kamu Alacaklarının Uzlaşma Usulü İle Tahsili Hakkında Kanun Genel Tebliği’nin “ I-KAPSAM / A. Vergi veya Cezanın Türü İtibariyle” başlıklı bölümünün dördüncü paragraf hükmünün yürütmesinin durdurulmasına karar verdi.

Yürütmenin durdurulması kararının ancak “idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda” verilebileceğini göz önünde bulundurduğumuzda dava konusu hükmün iptal edilmesi ihtimali de yüksek görünüyor.

İptal ve hatta yürütmenin durdurulması kararları, geriye yürüyerek, hukuka aykırı idari işlemi hiç olmamış gibi kabul eder ve durumu idari işlemden (burada Tebliğ maddesinden) önceki haline aynen iade eder.

Kısacası bazı mükellefler için uzlaşma imkanı geri geliyor. Hadi hayırlısı…