Tüketici Masalında Mutlu Son: Tüketicinin Her Yöne Sınırsız Özgürlük Zaferi

01 Nisan 2010 | E-Posta İle Gönder | Pdf Olarak Görüntüle | Yazdır

HÜRSES

8 Ekim 2009 tarihli yazımızda “Bir Tüketici Masalı”anlatmıştık. Reklamda gördüğü “55 TL’ye Her Yöne Sınırsız Konuşun” sloganına kanarak soluğu GSM operatörünün abone merkezinde alan tüketicinin masalıydı bu.

Masalda, Özgür KONUŞKAN ismini verdiğimiz kahramanımız, canını sıkan birçok sürprizle karşılaşmıştı.

- 55 TL diye reklamı yapılan aylık ödemenin aslında vergilerle birlikte 67 TL olduğunu öğreniyordu.

- Söz konusu tarifeye geçebilmek için “ayrıca 67 TL tutarında bir geçiş ücreti” ödemesi gerekiyordu. Üstelik uzun yıllardır abonesi olduğu operatörün kendisinden aldığı bu geçiş ücreti, yeni hat alanlar veya başka operatörden numarasını taşıyanlardan istenmiyordu.

- Reklamlarda her yöne “sınırsız” konuşmaktan söz edilirken, “Her Yöne Sınırsız Özgürlük Tarifesi” (!) aslında ayda 10.000 dakika konuşma ile sınırlı tutulmuştu.

Kahramanımız Özgür tüm bu haksız şartları sindirebilirdi. Nasıl olsa geçiş ücretini bir kereliğine verecek ve ayda 10.000 dakika kadar konuşmayacaktı.

- Ancak asıl büyük sürprizle, tarifeye geçişinden 3-4 ay sonra operatörden gelen mesajla karşılaşmıştı.Mesajın içeriği; “Sözleşmedeki kullanım koşulları gereğince tarifeniz Her Yöne 1000 Tarifesi olarak değiştirilmiştir. Tarifemizi tüm vergiler dahil ayda 59 TL’ye kullanabilirsiniz” şeklindeydi.

Yani operatörün tek taraflı olarak takdir ettiği (!) ve değiştirdiği üzere, 55 TL’ye sınırsız değil 59 TL’ye 1000 dakika konuşacaktı. Tüketiciye (müşteriye) sorulmadan yapılan bu baskın tarife değişikliğinin nedeni, operatöre göre “makul kullanımın aşılması”ydı. Yoruma açık “makul kullanım”ın ne olduğu hakkında ise “makul” bir açıklama yapılmıyordu.Özgür KONUŞKAN, bırakın ayda 10.000 dakikayı, bunun yarısını bile konuşmadığından emindi.


Kahramanımız Ne mi Yaptı? 

Hemen GSM operatörünü değiştirdi ve fazladan yaptığı bütün ödemeleri almak için tüketici sorunları hakem heyetine başvurdu. İşin parasında değildi aslında, miktar düşüktü. Zaten tüketici, böylesine düşük miktarlarla uğraşmak istemediği için satıcı (tüketiciye mal sunan) ve sağlayıcılar (tüketiciye hizmet sunan) tarafından rahatlıkla ve göz göre göre aldatılıyordu. Özgür, bunu sindirememişti.

Tüketici hakem heyeti; Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 4/A maddesine[1]göre “ayıplı hizmet”in varlığına hükmetti.

Böylece;

- Kanun’un 12. maddesine göre reklamda belirtilen 55 TL ile faturalara yansıtılan 67 TL arasındaki farkın,

- Tarifeye geçiş ücreti olarak alınan 67 TL’nin,

-  Fazladan yapılan diğer ödemelerin,

- Toplamda 150,13 TL’nin tüketiciye iadesine karar verildi[2].

Masalın Kahramanı Köşenin Yazarı

Unutmadan; masalsı anlatımın gerektirdiği bazı abartmalar dışında olaylar, özü itibariyle gerçek.

Nam-ı müstear Özgür KONUŞKAN ise aslında bu yazının sahibi. Vekalet verdiği Av. Mustafa BORAN’ın açtığı dava (tüketici sorunları hakem heyetine yaptığı başvuru) lehine sonuçlandı.

Onlar muradına erdi ve göz göre göre aldatılmanın verdiği rahatsızlıktan kurtuldu. Darısı başınıza.



[1]4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun madde 4/A - Sağlayıcı tarafından bildirilen reklam ve ilanlarında veya standardında veya teknik kuralında tespit edilen nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan ya da yararlanma amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren hizmetler, ayıplı hizmet olarak kabul edilir.
[2]Etimesgut Tüketici Sorunları Hakem Heyeti’nin 12.02.2010 tarihli ve 693 sayılı Kararı.