TRT’nin Arkasındaki Gizli Güç- I

29 Ocak 2009 | E-Posta İle Gönder | Pdf Olarak Görüntüle | Yazdır

HÜRSES

YAZININ 2. BÖLÜMÜNÜ OKUMAK İÇİN BURAYA TIKLAYIN

Son günlerde TRT ve yayınları çok tartışılıyor. Özel televizyonları eleştirmeye pek hakkımız yok belki ama TRT’yi eleştirmek, her vatandaşın en doğal hakkı. Çünkü hiçbir özel televizyon kanalına zorunlu ve sürekli olarak para ödemiyoruz. TRT ise cebimizden yaptığımız katkılarla yayın yapıyor.

TRT’nin arkasındaki gizli güç mü? Elbette ki biziz. İşte kanıtı…

 

Çoğu, farkında bile olmadığımız yollardan alınan katkılar neler?

TRT Gelirleri Kanunu’na göre aşağıda sayılan cihazları imal veya ithal eden firmalar, fabrika çıkış fiyatı veya ithal maliyeti üzerinden bir defaya mahsus olmak üzere;

-Renkli televizyon, siyah-beyaz televizyon (!), radyo, portatif radyoteyp, radyopikap (!) için %8*,

-Video (!), birleşik cihazlar (video-televizyonradyo, video-televizyon, radyo-televizyon) için %12*,

-Müzik seti ve benzeri cihazlar için %10*,

-Bu cihazların dışında kalan ve radyo televizyon yayınını almaya yarayan her türlü cihaz için %10*,

tutarındaki ücreti tüketiciden tahsil edip TRT’ye ödüyorlar. (Dikkatinizi çekmiştir: CD, DVD, Plazma TV teknolojisinin bile eskimeye başladığı günümüzde, kanun hâlâ; siyah-beyaz televizyon, radyopikap ve videodan bahsediyor. Çünkü 1987 yılından beri kimse de çıkıp “yahu komik duruma düşüyoruz, değiştirelim şu maddeyi” dememiş.)

Ayrıca TRT;

-Radyo ve televizyonla ilgili ticari işlem, ilan, reklamdan,

-Film, bant, plak (!), nota, dergi, kitap ve benzerlerinin yapım, yayın ve satışından,

-Konser, temsil ve benzeri programlara giriş ücreti ve bu yerlerde yapılacak ilan ve reklamdan da gelir elde ediyor.

Bunlar “bir defalık” ödemeler. Radyo, televizyon, yayıncılıktan yapılan kesintilerin ucundan, bucağından TRT ile bir ilgisi var denilebilir.

Bir de her ay, her tüketicinin cebinden çıkan ve kaçınılması mümkün olamayan “TRT payı” var. Mecburuz, hepimiz ödüyoruz. Çünkü elektrik tüketimi üzerinden alınıyor. Henüz farkına varmamışsanız, açın bir bakın elektrik faturanıza. Onlarca çeşit kesintinin yanında “TRT payı” diye bir kalem daha var.

Kanuna göre; nihai tüketiciye yani bize elektrik enerjisi satışı yapan şirketler, iletim, dağıtım ve perakende satış hizmetlerine ilişkin bedeller hariç olmak üzere, elektrik enerjisi satış bedelinin %2’situtarındaki payı (Katma Değer Vergisi, diğer vergiler, fon ve paylar ile benzeri kesintiler hariç) faturalarında ayrıca göstermek ve bu kapsamdaki bedelleri TRT’ye ödemek zorundalar. Dolayısıyla bu bedel, şirketler tarafından bize yansıtılıyor.

Elektrik üreticisi bir şirket, söz konusu %2’lik TRT payı için Anayasa aykırılık itirazı ile işlemin iptali için dava açmıştı. Ancak Ankara 5. İdare Mahkemesi, 2005 yılındaki kararıyla bu talebi reddetti. Karar temyiz edilmemiş. Konu hakkında, Danıştay’ın henüz bilinen bir kararı da yok.

TRT payı, Tüketici Dernekleri tarafından da Anayasa’ya aykırılık itirazı yapılarak Tüketici Mahkemesi’nde dava konusu edildi. Bakalım oradan çıkacak sonuç ne olacak.


* 20/12/2004 Tarihli ve 2004/8331 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile bu oranlar, %16 olarak belirlenmiştir.


YAZININ 2. BÖLÜMÜNÜ OKUMAK İÇİN BURAYA TIKLAYIN