Sarhoş Olmak da Kabahat

26 Kasım 2009 | E-Posta İle Gönder | Pdf Olarak Görüntüle | Yazdır

HÜRSES

İçmeye bahane çok... Bir olaya, habere sevinmek ya da tam tersi üzülmek olabilir örneğin. Bazen de unutmaktır arkasına sığınılan sebep. Canı sıkılanlar da, içi içine sığmayanlar da birkaç yudum daha almak isteyebilir. Sevenler için; kutlamaların, buluşmaların, yasların, dertli günlerin değişmezidir. Dedik ya, bahane çok, insan içmek istesin yeter ki.

Bahanesi ne olursa olsun, içen içsin kime ne!.. Sınırını bildikten, çevreye zararı dokunmadıktan sonra gerisi içenin kendi meselesi.

Ama herkes, Levent KIRCA’nın skeçlerindeki gibi içtikçe tatlılaşmıyor. Alkolün etkisi de yanaklardaki, burun ucundaki kırmızılıkla sınırlı kalmıyor.

Sarhoşluğun sonucu, kibar bir polisle yapılan komik bir sohbetten ileri gidebiliyor. Başkalarının huzurunu kaçıran hareketlerde bulunanlar olabiliyor.

İştekabahat burada ortaya çıkıyor.

 

Kabahatin Adı: Sarhoşluk

Kabahatlere ilişkin genel hükümlerle “kabahat”[1]oluşturan çeşitli fiillerin yer aldığı Kabahatler Kanunu’nun 35. maddesinin başlığı; “Sarhoşluk”. Başlığına bakınca, sanki tek başına sarhoş olmak idari para cezası için yeterli gibi görünüyor.

Oysa hüküm öyle demiyor. Maddeye göre; “Sarhoş olarak başkalarının huzur ve sükununu bozacak şekilde davranışlarda bulunan kişiye, kolluk görevlileri tarafından 69 Türk Lirası (2009 yılı için) idari para cezası verilir. Kişi, ayrıca sarhoşluğun etkisi geçinceye kadar kontrol altında tutulur.”

Bu durumda, sadece sarhoş olmak para cezasını gerektiren bir kabahat değil. Sarhoşlukla birlikte başkalarının huzurunu bozacak davranışlarda bulunulmalı ki o kişiye idari para cezası verilebilsin.

Kabahatler Kanunu’nun uygulanması ile ilgili Genelgede[2] ise şu açıklamalar yer alıyor:

-Kişinin alkol aldığı doktor raporu veya mevcutsa alkol metre ile tespit edilecek, doktor raporu veya varsa alkol metre çıktısı, yoksa alkol metre ölçümüne ilişkin tutulan tutanak delil olarak evraka eklenecektir.

-Davranışın umuma açık yerlerde gerçekleşmiş olması gerekmez (Örneğin, kendi evinde,diğer aile bireylerinin veya komşuların huzur ve sükununu bozucu davranışlar da bu kapsamda değerlendirilecektir.)

-Bu yaptırımın uygulanabilmesi için; şahsın hemhuzur ve sükunu bozması hem dealkollü olması şartı gerekmektedir.

-Sarhoş olan ve idari yaptırım kararı uygulanan kişi ikaz edilerek ailesine veya güvenilir bir kişiye teslim edilecek veya kişi kolluk biriminde sarhoşluğu geçinceye kadar kontrol altında tutulacaktır.

-Kollukça kontrol altına alınan kişinin bir yakınına veya belirlediği bir kişiye gecikmeksizin bilgi verilecektir.

-Sarhoşluğu geçince kişi serbest bırakılacaktır.

 

Kanun Maddesi Tereddüt Oluşturmamalı

İşin ilginç yanı, Genelge’nin bu bölümünün başlığının “Sarhoş Olarak Başkalarının Huzur ve Sükununu Bozmak” olması. Kanun maddesinin başlığına bakıldığında ise para cezası için yalnızca sarhoş olmanın yeterli olduğu kanısını oluşuyor[3].

Bir başka sıkıntılı durum ise ayrıntıların, özellikle ceza gerektiren bir fiilin ayrıntılarının, genelgeyle belirlenmesi. Altında bakanın imzasını taşıyan bu genelgenin açıklamaları, bir başka genelgeyle anında değiştirilebilir.

 

Kabahatte Para Cezasına Karşı Başvuru Yolu ve İtiraz

Kabahatler için uygulanan idari yaptırımlara karşı ne yapılabileceğine de genel olarak değinmekte fayda var.

Kabahatler, sadece Kabahatler Kanunu’nda sayılmamış. Diğer kanunlarda da birçok idari para cezasını gerektiren kabahat yer alıyor.

Diğer kanunlarda bulunan kabahatlerle ilgili ayrı ve özel bir hüküm yoksa Kabahatler Kanunu’nun genel hükümleri uygulanıyor. Kesilen para cezasına karşı başvuru yolu ve itiraz da bu genel hükümlerden. Buna göre;

-İdari yaptırım kararına[4]karşı 15 gün içinde sulh ceza mahkemesine başvurulabiliyor (Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idari yaptırım kararı kesinleşiyor).

-Sulh ceza mahkemesinin kararına karşı ise 7 gün içinde ağır ceza mahkemesinde itiraz edilebiliyor.

Ağır ceza mahkemesinin kararına karşı temyiz yolu kapalı. Yani bu karardan sonra olayı Yargıtay’a taşımak mümkün değil.




[1]Kabahatler Kanunu’nun 2. maddesindeki tanıma göre; “Kabahat deyiminden; kanunun, karşılığında idari yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık anlaşılır.”
Yeni ceza kanunlarının yürürlüğe girmesiyle suçlar ve kabahatler ayrılmış, suç oluşturmayan ancak idari para cezası gerektiren kabahatlere uygulanacak genel hükümler Kabahatler Kanunu’nda toplanmıştır. Bu Kanun’da “Çeşitli Kabahatler” bölümü altında da bazı kabahatler düzenlenmiştir.
[2]İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü’nün 13.09.2005 tarihli ve B051EGM0110511/1666 sayılı Genelgesi.
[3] Bu konudaki bir diğer örnek, aynı Kanun’un “Rahatsız Etme” başlığını taşıyan 37. maddesidir. Başlık, rahatsız etmenin herkes için geçerli olabileceği hissini uyandırsa da madde metnine bakıldığında “yalnızca mal ve hizmet satmak için başkalarını rahatsız edenler hakkında”69 TL para cezası uygulanacağı anlaşılıyor.
[4]Kabahatler Kanunu’ndaki idari yaptırımlar idari para cezasından ibaret değildir. Mülkiyetin kamuya geçirilmesi de kabahatlere karşı uygulanacak idari yaptırımlardandır.