Referandumdan Sonra Yurt Dışı Çıkış Yasağı

17 Eylül 2010 | E-Posta İle Gönder | Pdf Olarak Görüntüle | Yazdır

HÜRSES

12 Eylül 2010 Pazar Günü Anayasa değişikliklerini oyladık. İçeriğini bilsek de bilmesek de oyladık. Zaten “evet” diyenlerin de “hayır” diyenlerin de çoğunluğunun gerekçesi değişikliklerin içeriğinden bağımsızdı.

Sonuçta “evet”ler yani kabul oyları yarıdan fazla çıktı. Ülkemiz için hayırlı olmasını dileyerek değişikliklerden“Yurt Dışı Çıkış Yasağı”na ilişkin olanı inceleyelim.


Değişikliğin Yürürlük Tarihi

Anayasamızın 175/6. maddesinde belirtildiği üzere, bir Anayasa değişikliği için halkoylamasına gidilmesi halinde, geçerli oyların yarıdan fazlasının kabul yönünde olmasıyla değişiklik yürürlüğe girer.

Bu durumda, Anayasa’nın 23. maddesinde yer alan, seyahat özgürlüğünün yurt dışı çıkış yasağı konularak sınırlanmasının şartları da evet oylarının daha fazla çıkmasıyla ve bu sonucun Resmi Gazete’de yayımlanmasıyla birlikte değişmiş olur.

 

Referandumdan Önceki Hüküm

Anayasa’nın 23. maddesine göre asıl olan seyahat özgürlüğü. Ama bu özgürlük bazı nedenlerle sınırlanabiliyor (Anayasa md. 23/5). Örneğin “vatandaş”ın yurt dışına çıkışı yasaklanabiliyor (Burada işaret edilen Türk vatandaşıdır. Yabancı uyruklu kişilerin yurt dışına çıkması belirtilen sebeplerle de olsa sınırlanmamalıdır).

Referandumdan önceki hükme göre bu yasaklama;

-vatandaşlık ödevi (vergi ödevi veya askerlik)

- ya da ceza soruşturması

- veya ceza kovuşturması sebebiyle olabiliyordu.

Yani vatandaşlık ödevini yapmayan (vergi borcunu ödemeyen ya da vatani hizmetini yerine getirmeyen) bir vatandaşın yurt dışına çıkışı engellenebiliyordu. Engellemek için mahkeme kararına ihtiyaç yoktu. 6183 sayılı Kanun’un verdiği yetkiye dayanarak yüz bin TL’nin üzerindeki vergi borcu için,vergi idaresi tarafından, yurt dışı çıkış yasağı konulabiliyordu (md. 36/A).

 

Referandumdan Sonraki Yeni Hüküm

Asıl olan seyahat özgürlüğü yerli yerinde duruyor. Ancak bu özgürlüğü sınırlama sebepleri, sınırlayabilecek makamlar daraltıldı.

Buna göre vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti, artık, sadece;

- suç soruşturması

- veya kovuşturması sebebiyle,

- hakim kararına bağlı olarak sınırlanabilecek.

Bu durumda, yüz bin TL, bir milyon TL hatta yüz milyon TL vergi borcu olsa da kimsenin yurt dışına çıkışı engellenemeyecek. Diğer taraftan, hakim kararı şartı öngörüldüğünden idarenin bu yasağı koyma yetkisi de yok.

 

Artık Vergi Borcu Nedeniyle Yurt Dışı Çıkış Yasağı Konulamayacak

Her ne kadar vergi idaresine, vergi borcu nedeniyle yurt dışı yasağı koyma yetkisi veren 6183 sayılı Kanun’un 36/A maddesi kaldırılmamış olsa da bu hükmün uygulanması mümkün değil. Çünkü ortada, açık ve ayrıntılı bir Anayasa hükmü var. Yeni hükümde kullanılan “ancak … sebebiyle sınırlanabilir” ifadesi, başka bir sebeple ve şekilde yurt dışı yasağı konulmasının mümkün olmadığını gösteriyor. Bu nedenle idare, Anayasal Sistemimizin gereği olarak, kendisini de bağlayan ve bu konudaki en üst norm olan yeni Anayasa hükmünü “doğrudan” dikkate alarak yurt dışı yasağı koymamalı. 6183 sayılı Kanun’un 36/A maddesinin halen yürürlükte olduğundan hareketle yurt dışı yasağı uygulamasına giderse de idarenin bu işlemine karşı, yürütmenin durdurulması talebiyle (yasağın öğrenildiği tarihten itibaren 30 gün içinde, vergi mahkemesinde) dava yoluna gidilebilir.

Mahkemenin, yeni Anayasa hükmüyle çelişen yasa hükmüne (alt norm) rağmen, Anayasa hükmünü doğrudan uygulaması ve öncelikle yürütmenin durdurulmasına, sonra da yasağın kaldırılmasına karar vermesi kuvvetle muhtemeldir.

 

Önceden Var Olan Yasaklar

Anayasa değişikliğinden önce konulmuş olan yurt dışı yasaklarına karşı; bu yasağı öğrenme tarihinden itibaren 30 gün içinde vergi mahkemesinde dava açılabileceği gibi bu sürenin geçmiş olması halinde yasağı koyan vergi dairesine kaldırılması için başvurularak bu başvurunun reddi üzerine de dava yoluna gidilebilir.

Burada da hem idarenin hem de yargının Anayasa hükmünü doğrudanuygulaması gerektiği kabul edilmeli.


Kanun Çıkmasını Beklemeye Gerek Yok

Anayasa hükmü, yurt dışı çıkış yasağının, vergi borcu nedeniyle ve idare tarafından konulamayacağını açık ve ayrıntılı bir biçimde belirtmiş.

Bu konudaki yapılacak tek kanuni düzenleme, 6183 sayılı Kanun’un 36/A maddesinin yürürlükten kaldırılması olacağından; yeni bir kanuni düzenleme (alt norm) yapılmasını beklemeye gerek duyulmadan; Anayasa normu (üst norm) doğrudan uygulanmalı ve vergi borcu nedeniyle referandumdan önce veya sonra konulan tüm yurt dışı yasakları kaldırılmalıdır.