Pişman mısın?

20 Ağustos 2009 | E-Posta İle Gönder | Pdf Olarak Görüntüle | Yazdır

HÜRSES

“Pişman mısın?”

Eski Türk filmlerinden aşina olduğumuz bir repliktir. İster filmlerde ister gerçek hayatta olsun; bu sorunun cevabının, çoğu zaman, kimseye bir faydası yoktur.

Eğer bir şeyi yapmaktan pişmanlık duyulacaksa önceden hesap edip yapmamak daha doğru. Yapıldıysa da iş işten geçtikten sonra acılar içinde pişmanlık duymanın kime, neye yararı var.

Öyle değil mi ama?

Her zaman değil… Evet, son pişmanlık çoğu zaman fayda etmez, karşıdakine kendini affettirmez.

Ama pişmanlara kucak açanlar da var. Kim mi? Maliye.

Nasıl mı?

Diyelim ki vergi ziyaına (kaybına) neden oldunuz. Hatta vergi ziyaına, vergi kaçakçılığı suçunu işleyerek neden oldunuz. Tedirginsiniz. İşin ucunda inceleme geçirmek, vergiyi kat kat cezasıyla ve gecikme zammıyla ödemek, dahası hapse girmek var.

İş yapamayacak duruma getiren bu paranoyadan kurtulmak mümkün. Yalnızca vergi idaresine gidip “pişmanım” diyorsunuz. Kaybına neden olduğunuz kadar vergiyi (gecikme zammıyla birlikte) cezasız ödeyip geçmişe bir sünger çekiyorsunuz.

Tabii her uygulamada olduğu gibi “pişmanlık”tan faydalanabilmek de bazı şartları gerektiriyor (Vergi Usul Kanunu’nun 371. maddesi):

- Öncelikle ziyaına neden olunan vergi, beyan üzerine tarh ve tahakkuk eden bir vergi türü (emlak vergisi hariç) olmalı (kurumlar vergisi, gelir vergisi, KDV, ÖTV gibi).

- Mükellef, vergi ziyaı cezasını gerektiren fiili işlediğini veya işlenişine iştirak ettiğini, ilgili makamlara kendiliğinden ve dilekçe (pişmanlık ve ıslah dilekçesi) ile haber vermeli.

- Vergi ziyaı cezasını gerektiren durum, mükellefin kendiliğinden haber vermesinden önce, başka biri tarafından ihbar edilmemiş olmalı (Önceden bir ihbarın olduğunun kabul edilebilmesi için muhbirin dilekçesinin veya sözlü beyanına dair tutanağın kayıtlara geçirilmiş olması şarttır).

- Pişmanlık dilekçesi, mükellef hakkında herhangi bir vergi incelemesine başlanmadan veya olay takdir komisyonuna intikal ettirilmeden önce verilmiş ve resmi kayıtlara geçirilmiş olmalı.

- Pişmanlık dilekçesinin verildiği tarihten itibaren 15 gün içinde; vergi ziyaına neden olunan döneme ilişkin hiç verilmemiş veya eksik ya da yanlış verilmiş beyannameverilmeli.

- Yine pişmanlık dilekçesinin verildiği tarihten itibaren 15 gün içinde; ödeme süresi geçmiş olan vergiler, gecikme zammıyla birlikte (gecikme zammı, 21.04.2006 tarihinden itibaren aylık yüzde 2,5 olarak hesaplanıyor) ödenmeli.

 

Pişmanım diyene ceza da yok, hapis de

Bütün bu şartları gerçekleştiren mükellef, hem tedirginlikten hem de vergi ziyaı cezası ödemekten kurtuluyor. Durum, 1 veya 3 kat vergi ziyaı cezasını gerektiriyor olabilir. Vergi ziyaı cezasının 3 kat kesilmesini gerektiren bir durum varsa (sahte fatura gibi vergi kaçakçılığı suçları), mükellef, kabul edilen pişmanlık beyanıyla hapis cezasından da kurtulmuş oluyor (vergi kaçakçılığı suçunu içeren VUK 359. maddede, pişmanlıktan faydalananlar hakkında hapis cezası uygulanamayacağı açıkça belirtilmiş).

Maliye tarafından baktığımızda ise belki de hiç fark edilemeyecek vergi ziyaı, kendiliğinden haber verilmiş ve hazineye gelir aktarılmış oluyor.

Sonuçta mükellef ve vergi idaresi barışık kalıyor.

Evet, mükellef açısından 15 gün içinde, geriye dönük olarak yüklü miktarları ödemek zor görünebilir. Ama pişman olmanın maddi ve manevi artıları daha fazla gibi…

Bazen, birileri sormadan önce insanın kendi kendine sormasında fayda var:

“Pişman mısın?”