Özelge (Mukteza) Varsa Ceza Kesilemez

14 Mayıs 2010 | E-Posta İle Gönder | Pdf Olarak Görüntüle | Yazdır

HÜRSES

Vergi mevzuatı son derece karmaşık ve değişken. Kanunlar, Bakanlar Kurulu kararları, tebliğler, genelgeler, sirkülerler… Gün geçmiyor ki bunlarda bir değişiklik olmasın, olanlara yenileri eklenmesin.

Yapılan yenilik ve değişikliklerin her zaman anlaşılır olduğunu söylemek ise mümkün değil. Çoğu zaman yorum gerekiyor, soyut hükmü somut durumla bağdaştırabilmek için büyük çaba sarf etmek gerekiyor. İşi yalnızca vergi mevzuatını takip edip uygulamak olanlar bile bazen zorlanıyor.

Peki mükellef ne yapacak?

Tabii ki bir bilene soracak.

Bu “bilen”, vergi idaresi olmak zorunda değil. Ama vergi idaresi olursa sorulan soruya verilen cevabın ayrı bir adı var: “özelge (mukteza)”.

Vergi Usul Kanunu’nun 413. maddesine göre; mükellefler[1], Maliye Bakanlığı’ndan veya Maliye Bakanlığı’nın bu konuda yetkili kıldığı makamlardan, vergi durumları ve vergi uygulanması bakımından belirgin olmayan ve tereddüde neden olan hususlar hakkında açıklama (özelge) isteyebilirler.

Yazı ile talep edilecek bu açıklamanın, yetkili makamlarca özelge veya sirkülerle cevaplanması zorunludur.

Alacakları cevaplara (özelge veya sirkülere) göre hareket eden mükelleflerin hareketleri cezayı gerektirse dahi ceza kesilmez.

Bu hükümle aynı doğrultudaki Kanun’un “Yanıltma” başlıklı 369. maddesine göre ise;

- Yetkili makamların mükellefin kendisine yazı ile yanlış izahat vermiş olmaları,

- Bir hükmün uygulanma tarzı hususunda yetkili makamların görüş ve kanaatini değiştirmiş veya bu hükme ait bir içtihadın değişmiş olması,

durumlarında vergi cezası kesilemiyor.

Örneğin, mükellefin “Şöyle bir durumda vergi ödemem gerekir mi?”şeklindeki sorusuna (özelge talebine), aslında vergi ödenmesi gerekirken, “Gerekmez”diye cevap verilmiş olabilir.

Bu durumda, mükellefi yanıltan ve yanlış izahat yapan vergi idaresi oluyor. Daha sonra yapılacak bir vergi incelemesinde de cezayı gerektiren bir durum ortaya çıkmasına rağmen vergi cezası kesilemiyor.

Maalesef sıkça rastlanıldığı üzere vergi cezası kesildiyse de dava açılması halinde yargı organları tarafından iptal ediliyor.

Ancak vergi cezası kesilememesi, verginin aslının istenemeyeceği anlamına gelmiyor. Geriye dönük olarak vergi tarhiyatı yapılması mümkün.

Yani “cezaya karşı koruma kalkanı”, vergi aslını kapsamıyor.

Bir diğer ihtimal de özelge istenmesine rağmen verilen cevaba aykırı hareket edilmiş olması. Bu halde, özelgeye uymamaktan dolayı ayrıca bir ceza uygulaması yok. Mükellefin hareketi tarhiyat ve cezayı gerektiriyorsa vergi tarhiyatıyla birlikte ceza da kesiliyor.

Sonuçlarından söz ettiğimiz özelge sisteminde yakın bir tarihte önemli değişiklikler yapıldı. Yeni özelge sistemini ise bir başka yazımızda ele alacağız.



[1]Açıklama isteyen yani özelge talep eden, vergi yükümlüsü ve vergi sorumlusunun kendileri olabileceği gibi bunların mirasçıları, yetki belgesine sahip kanuni temsilcileri veya vekilleri de olabilir.