Mobbing (İşyerinde Psikolojik Taciz, Yıldırma)

21 Mayıs 2009 | E-Posta İle Gönder | Pdf Olarak Görüntüle | Yazdır

HÜRSES

"Mobbing", kelime olarak; psikolojik (duygusal) taciz, şiddet, baskı, yıldırma, kuşatma, rahatsız etme, sıkıntı verme anlamına gelir.

Avrupa’da yıllardır var olan ve mahkeme kararları ile hukuki uygulaması da yerleşmiş bu kavram, birkaç yıl önce hukukumuza da girdi. Yerel mahkemeler, kararlarında “mobbing”e yer vermeye başladılar. Yüksek Mahkeme Yargıtay ise “mobbing”i; “bireylere; işyerindeki üstleri, eşit düzeyde çalışanlar ya da astları tarafından sistematik biçimde uygulanan her tür kötü muamele, tehdit, şiddet, aşağılama gibi davranışlar” biçiminde tanımladı[1]. Bu tanımdan anlaşılabileceği gibi mobbing, yalnızca üstlerin altlarına yaptığı psikolojik taciz veya yıldırma ile sınırlı değil. Mobbing, aynı düzeyde olanlara ve hatta kendilerinden daha üst olanlara karşı da gerçekleştirilebiliyor.

Birçok değişik tanımı yapılan “mobbing”e, henüz üzerinde uzlaşılan Türkçe bir karşılık bulunamamış olması rahatsız edici. Çünkü yabancı bir kavram (hele ki ülkemizde daha önce var olmayan veya var olmasına rağmen adlandırılma gereği duyulmamış olan nesne, olay vs.ye karşılık gelen bir kavram) sınırlarımızdan içeri girer girmez hatta girmeden önce Türkçe karşılığının bulunması gerekiyor. Aksi halde, yabancı kavram dilimize yerleşip kalıyor. Ne yazık ki, uzlaşılan bir Türkçe karşılığının olmamasından dolayı, yabancı kavramın kullanılması mecburiyetinin istemeden yansıtıldığı bu yazıda olduğu gibi…

Kavram karmaşasından çıkıp “mobbing”in amacı ve unsurlarından kısaca söz edelim.

Psikolojik tacizi gerçekleştiren kişinin bir amacının olması şart değil. Sadece kötü niyetli de olabilir. Yani sadece düşmanca davranışlar sergilemekten zevk alıyor olabilir. Ancak genellikle başarılı kişiler üzerine yöneltilen taciz içeren davranışlar, o kişiyi yıldırmaya, işten ayrılmasını veya en azından başarısının düşmesini sağlamaya yönelik ortaya çıkmaktadır.

Bu davranışlar; ima etme, alay etme biçiminde olabileceği gibi doğrudan ve şiddet içerikli de olabilir.

Mobbing, genellikle; işini iyi yapan, iş ve sosyal ilişkileri olumlu, çevresindekilerce sevilen, dürüst, güvenilir, işyerine sadık, yaratıcı, psikolojik tacizi gerçekleştiren kişinin yeteneklerinden üstün özelliklere sahip olan çalışanlara yöneltiliyor.

Tacizi gerçekleştirenin (“mobbing”cinin) genel özellikleri ise iktidar hırsı içinde, aşırı kontrolcü, korkak ve nevrotik (sinirli) olmasıdır.

Sistematik biçimde yürütülen yıldırma, saldırı ve/veya tacizle; “mobbing”e uğrayan kişinin işle ilgili veya sosyal ilişki kurmasının ve kendini göstermesinin engellenmesi, itibarı zedelenerek yaşam kalitesi ve mesleki durumunun düşürülmesi amaçlanır. Hatta psikolojik (duygusal) saldırıların da ötesinde fiziki şiddetin görülmesi mümkündür. 

Yeni bir kavram olan “mobbing”in tanımı, amacı ve unsurlarından kısaca söz ettik. Bir sonraki yazımızın konusu ise “mobbing”e karşı başvurulabilecek hukuki yollar olacak.


 


 

[1] Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 23.06.2008 tarihli ve E:2007/42976, K:2008/17137 sayılı Kararı.