KKDF Çilesi Bitmedi Ama Hafifledi

08 Ocak 2009 | E-Posta İle Gönder | Pdf Olarak Görüntüle | Yazdır

HÜRSES

Bu köşede, KKDF için Kredi Kullananı Didikleme Fonu denilse daha yerinde olabilirdi diye yazmıştık. Asıl açılımı "Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu" olmasına rağmen döviz cinsinden kredi kullananlara çektirdiği çileden dolayı böyle demiştik. Neydi bu KKDF çilesi?

Döviz cinsinden alınan tüketici kredilerinde, krediyi aldığınız zamana göre kur farkı meydana geldi diyelim (Kriz nedeniyle; ister Dolar, ister Avro veya ister -son zamanlarda toplam döviz kredilerinin yarısına ulaşan- Japon Yeni cinsinden olsun, geçen yıl bu durum tüm dövizle alınan kredilerde gerçekleşti). Hem kredi borcunuz TL bazında katlanıyor, hem de oluşan kur farkının yüzde 15’i kadar KKDF kesintisi yapılıyordu.

İşin can alıcı noktası ise bu kesinti, kredi borcunuzun kalan anaparası üzerinden hesaplanıyordu.

30 Aralık 2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 2008/14420 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile bu uygulamada değişikliğe gidildi. Yapılan değişikliğe göre, dövize endeksli ve diğer endeksli kredilerde KKDF kesintileri, taksit tutarı içindeki anaparanın kur farkı veya endeks farkı ile dönem faizinin cari kurdan Yeni Türk Lirası karşılığı veya fark faizin (spread) toplam tutarı üzerinden hesaplanacak.

Eski uygulamada KKDF hesaplamasında daha önceki en yüksek kur seviyesi ile kredi ödeme günündeki cari kur arasındaki fark kullanılıyordu. Yeni Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca, dövize endeksli taksitli kredilerde taksit tutarı içindeki anapara kur farkının hesaplanmasında, taksit ödeme tarihindeki cari kur ile kredinin kullandırıldığı tarihteki kur arasındaki fark dikkate alınacak.

Örneğin; kredi borcunuzun kalan anaparası 100.000 USD, bu ayki taksit tutarı içerisindeki anapara ise 1.000 USD ise KKDF kesintisi önceki uygulamanın yüzde 1’i oluyor.

Kredi taksit ödemelerinizden 30 Aralık 2008 tarihi itibariyle ikinci duruma göre kesinti yapılacak. Bu, döviz cinsinden tüketici kredisi kullananlar için gerçekten çok sevindirici bir haber.

Ancak döviz kurlarının geçtiğimiz yıl zaten tavan yaptığını, bu süre zarfında döviz cinsinden kredi kullananların KKDF’den yeteri kadar mağdur olduğunu unutmamak gerekir.

 

‘Kesintisi Kanuna Dayanmayan Fon’un Niteliğinde Bir Değişiklik Yok

Birkaç ay önce, KKDF’nin tümüyle kaldırılması ihtimali de ciddi ciddi tartışılmıştı. Bütçeyi olumsuz yönde etkileyeceği düşüncesiyle vazgeçilmişti.

Aslında kaldırılmasının tartışılması da garip karşılanabilir. Çünkü KKDF, yaklaşık sekiz yıldırmülga olmuş yani yürürlükten kaldırılmış bir kanuna dayandırılarak tahsil ediliyor.

Anayasamıza göre, “vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır”.

O halde, hukuk devletine yakışan; yürürlükteki bir kanuna dayanmayan, nasıl kesileceği, çerçevesi sirküler gibi idari işlemlerle belirlenen KKDF kesintisinden tümüyle vazgeçmek olsa gerek.