Kaytan Bıyıklı Bavullar -II

31 Ekim 2008 | E-Posta İle Gönder | Pdf Olarak Görüntüle | Yazdır

HÜRSES

Dün yayınlanan yazımızda
“Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanun Tasarısı” ile yurt dışından getirilecek varlıklara sağlanan avantajlardan bahsetmiştik. Bugün ise tasarıda yer alan ikinci konuya, yurt içindeki kayıtdışı varlıklara değineceğiz.

  

Yurt İçindeki Kayıtdışı Varlıklar İçin Getirilen Avantajlar

Türkiye’de, gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerince 1 Ekim 2008 tarihi itibariyle sahip olunan ancak kayıt altına alınmamış para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazların, 28 Şubat 2008 tarihine kadar (kanunun kasım ayında yayımlanacağı varsayılırsa) vergi dairelerine beyanı halinde:

1) Beyan edilen varlıklardan yüzde 10 oranında* vergi alınacak.

Asıl amaç yurt içindeki varlıkların kayıt altına alınması değil yurt dışındaki varlıkların ülke ekonomisine kazandırılması olsa da, yurt dışından getirilen varlıklar için öngörülen yüzde 2’lik vergi arasında bir uçurum oluşmuş görünüyor. Yapabilirseniz kulağınızı ters elinizle göstermeniz daha mantıklı sanki!..

Ayrıca ülkemizde, şirketler sermaye artırdıklarında ortakların sermaye olarak koydukları paranın kaynağı zaten sorulmuyor, dolayısıyla vergi de alınmıyor.

2) Beyan edilen varlıklar nedeniyle 1 Ocak 2008’den önceki dönemlere ilişkin hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmayacak.

3) Bu varlıklar nedeniyle olmasa bile 1 Ocak 2008 tarihinden önceki dönemlere ilişkin vergi incelemeleri sonucu; gelir, kurumlar ve katma değer vergisi bakımından kanun yürürlüğe girdikten sonra matrah farkı tespit edilirse, bu matrah farkından kanun kapsamında beyan edilen tutarlar mahsup edilecek.

4) Yurt dışından getirilen varlıklardaki suç ve cezalara ilişkin istisnalar burada geçerli olmayacak.

5) Beyan edilen varlıkların 1 ay içinde sermaye artırımında kullanılması gerekiyor. Aksi takdirde üstteki 2 ve 3. maddede söz edilenlerden faydalanılamayacak.

Kanunda düzenlenen üçüncü konu ise şirketlerin bazı yurt dışı kazançlarına gelir ve kurumlar vergisi istisnası getirilmesi olup ayrıca irdelenmesi daha doğru olacaktır.

 

Bakalım Bavullardan Ne Çıkacak?

Kriz, dünyanın her yerinde. Her ülkeyi etkiledi ya da etkileyecek. Bu ortamda hiçbir ülke sözü edilen varlıklarının kendi ekonomisinin dışına çıkmasını, başka ülkelere transfer olmasını istemez. Kaldı ki kayıt altında olanlara izin de vermez. Başta ABD ve Avrupa Birliği olmak üzere her ülke, dışarıdan nasıl para buluruz diye çırpınıyor. O halde bize, kayıtdışı olan varlıklar kalıyor. Bunların da ülkemize banka gibi yöntemlerle sokulması mümkün değil. Mecburen bavullarla girecek.

Bir de şu açıdan bakalım. Kim, hangi amaçla, ne zaman para getirmek ister bu kanun kapsamında? Daha çok hangi maddelerden yararlanmak ister? Kaynağının sorulmayacak, vergi incelemesi yapılmayacak olması mı, malvarlığı değerlerini aklama gibi birçok cezai yaptırımdan kurtulmak mıdır çekici gelen? Yurt içi ve yurt dışındaki varlıklar için avantajların farklı olmasının sonucu ne olur?

Kanun bunları sorgulamıyor. Sorgulamaması da doğal zaten. Amaç, kriz ortamında ülke ekonomisine güç katmak. Amaç gerçekleşirse ne âlâ, memnuniyetle. Ya gerçekleşmezse, başka durumlara hizmet ederse?

Tüm bu sorulara cevap, yorum sizden. Bizden başlığa ilişkin iki cümle yalnızca:

 “Bıyıklı yabancı” deyimini bilirsiniz, açıklamaya gerek yok. Yazımızın başlığı ise “Kaytan Bıyıklı Bavullar”...


 

* Yazı tasarıya göre hazırlanmış olup tasarıda yüzde 10 olan bu oran, kanunlaşırken yüzde 5 olarak değiştirilmiştir.

 

YAZININ 1. BÖLÜMÜNÜ OKUMAK İÇİN BURAYA TIKLAYIN