Danıştay: “Kesin veya belirlenebilir nitelikte bir miktar olmadan nispi damga vergisi uygulanamaz”

22 Nisan 2016 | E-Posta İle Gönder | Pdf Olarak Görüntüle | Yazdır

Damga vergisi maktu ya da nispi oranda alınabiliyor. Eğer vergiye konu kağıt kesin ve belirlenebilir nitelikte bir miktar (para) içeriyorsa vergi nispi yani oransal olarak, böyle bir miktar içermiyorsa maktu olarak hesaplanıyor.

Buradaki maktu-nispi farkı ise çok ciddi rakamlara ulaşabiliyor. Örneğin, 2016 yılında belli bir parayı ihtiva etmeyen ihale kararı, sulhname gibi kağıtlara uygulanacak maktu damga vergisi miktarı 47,80 TL iken; söz konusu kağıdın belli bir parayı ihtiva etmesi halinde bu miktar 1.797.117,30 TL’ye kadar (üst sınır) çıkabilmekte.

Bu nedenle kağıdın belli bir parayı ihtiva ettiği kesin olmayan durumlarda damga vergisinin nispi olarak alınması çok ciddi hak kayıplarına sebebiyet veriyor. Yargıya gidildiğinde ise bu haksızlık ortadan kaldırılabiliyor.

Nitekim üst sınırdan nispi olarak alınmış damga vergisinin iadesi talebiyle tarafımızdan takip edilen bir davada, Danıştay 9. Dairesi’nin 2015 tarihli kararı ile;

“...damga vergisine tabi bir kağıdın nispi oranda vergilendirilmesi için, ya kağıda bağlanan işlem bedelinin (kağıdın içerdiği meblağın kağıtta açıkça belirtilmiş olması) ya da bu bedelin matematiksel olarak hesaplanmasına olanak sağlayan rakamların kağıtta yer almış bulunması gerekmektedir.

 

...

 

Bu durumda, yukarıda açıklanan yasada öngörülen anlamda ihale kararının belli bir parayı ihtiva etmediği gibi ihale konusu işlem bedelinin hesaplanmasına olanak sağlayacak belli rakamları da içermediği anlaşılan, maktu olarak vergilendirilmesi gerekirken kararın nispi damga vergisine tabi tutularak ek damga vergisi istenilmesinde yasal isabet görülmemiştir.”şeklindeki Ankara 4. Vergi Mahkemesi kararı aynı gerekçeyle onanmıştır.