Cezanızı Vicdanınızda Çekeceksiniz

25 Temmuz 2008 | E-Posta İle Gönder | Pdf Olarak Görüntüle | Yazdır

HÜRSES

Köşemizde, geçtiğimiz haftalarda vergi kaçakçılığı suçları bakımından adli para cezasına çevrilme ve hapis cezasının ertelenmesinden söz etmiştik. Bu yazıdaysa nitelik ve içerik olarak çok daha farklı, hukukumuz için taze olmasından dolayı pek de bilinmeyen bir müesseseden bahsedeceğiz.

Henüz uygulamalarının neticesini göremeyeceğimiz kadar hukukumuz için yeni olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması, suçluluğu sabit olmuş sanığın en lehine olan sonuç olarak nitelendirilebilir. Nitekim yasalaşma sürecindeki “af” benzetmeleri ve tartışmaları halen devam etmektedir.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında mahkemece sanığın suçluluğu doğrultusunda karar verilmektedir. Fakat belli şartların yargılama esnasında oluşmuş bulunması ve ileriye yönelik şartların sanık tarafından gerçekleştirilmesi halinde mahkemece mahkumiyet kararı açıklanmamaktadır.

Yani sanık yargılama sürecinden geçmekte, mahkemece suçlu olduğuna kanaat getirilmekte, buna karşın mahkeme tarafından sanığa hiç yargılanmamış sayılması için bir imkan daha tanınmakta, sanığın belirli şartlara uyması durumunda ona bir şans daha verilmektedir. Sanık belirlenen yükümlülüklere uyduğu takdirde hüküm hukuki bir sonuç doğurmayacaktır. Amaç, sanığı damgalamadan topluma kazandırmaktır.

Tabii tüm bunlar belli şartlar dahilinde mümkündür. Hepsinin birlikte mevcut olması gerektiği bu şartlar, cezaya ve sanığa ilişkindir.

 

I-Cezaya ilişkin şartlar:

Sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda hükmolunan ceza;

-İki yıl veya daha az süreli hapis cezası veya

-Adli para cezası olmalıdır.

Ancak burada uzlaşmaya ilişkin hükümler saklı tutulmuştur.

 

II-Sanığa ilişkin şartlar:

-Sanığın daha önceden kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması,

-Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması,

-Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekir.

-Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmemesi halinde, sanık hakkında, mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler halinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir.

Tüm şartlar oluşsa dahi bu kararı vermek mahkemenin takdir yetkisindedir. Mahkemeye bir zorunluluk getirmediğinden, bu kurumu sanık için bir hak olarak görmek de doğru değildir.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde, sanık beş yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine tâbi tutulacaktır. Denetimli serbestlik tedbiri uygulanan sanık hakkında denetimli serbestlik türü olarak nelerin tatbik olunacağı ise kanunda sayılmıştır.

Vergi kaçakçılığı suçları için Vergi Usul Kanunu’nun 359. maddesinde cezanın ağırlığına göre; (a) fıkrasındaki fiiller açısından 1 yıldan 3 yıla kadar*, (b) fıkrasındaki fiiller açısından 3 yıldan 5 yıla kadar, (c) fıkrasındaki fiiller açısından ise 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası öngörüldüğünü hatırlayalım. Sanığa ilişkin şartlar sağlanmakla birlikte adli para cezası ya da iki yıl veya daha az süreli hapis cezasına hükmolunması halinde (hükmolunan cezayla fiil için kanunda öngörülmüş olan ceza değil, hakimin suç sebebiyle sanık hakkında somut olayda tüm nitelikli halleri (hafifletici nedenler vs.) değerlendirildikten sonra tespit ettiği sonuç ceza kastedilmektedir) üç fıkra için de hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının mümkün olduğu görünmektedir.


*          Yazının yayımlandığı tarihten sonra 03.07.2009 tarihli ve 27277 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5904 sayılı Kanun'un 23. maddesi ile VUK'un 359. maddesindeki suçlar bakımından en düşük hapis cezası 18 ay olarak belirlenmiştir.