Çekte Vade Olur mu? - II

06 Mart 2009 | E-Posta İle Gönder | Pdf Olarak Görüntüle | Yazdır

HÜRSES

YAZININ 1. BÖLÜMÜNÜ OKUMAK İÇİN BURAYA TIKLAYIN

2009 Sonuna Kadar Çekte Vade Var!

Buraya kadarki bilgiler, Kıymetli Evrak Hukuku’nun en temel noktaları. Peki “çekte vade olur mu?” sorusu nereden çıktı?

Şimdiye kadar anlamsız gelen bu soru “Ekonomik krize önlem paketi” adı verilen ve 28.02.2009 tarihli, 27155 sayılı Mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanan 5838 sayılı torba kanundan çıktı (Bu paketle krize karşı ne kadar büyük ve ciddi (!) önlemler alın(ma)dığı başlı başına bir tartışma konusu). Söz konusu 5838 sayılı Kanun’un 18. maddesi ile 3167 sayılı Kanun’a şu geçici madde eklenmiş:

“31.12.2009 tarihine kadar, üzerinde yazılı keşide tarihinden önce çekin ödenmek için muhatap bankaya ibrazı geçersizdir”

Bu maddeye göre Kanun’un yayım ve yürürlük tarihinden itibaren ileri tarihli çek keşide etmek yani çeke vade koymak mümkün.

Örneğin çek, 05.03.2009 tarihinde keşide edildi ve lehtara[1] (alacaklıya) teslim edildi. Ancak çekin üzerine keşide tarihi olarak 06.04.2009 yazıldı. Bu durumda, çekin 06.04.2009 tarihinden önce muhatap bankaya ödenmesi için ibrazı mümkün değil. Daha doğrusu banka, bu geçici kanun maddesini gerekçe göstererek ödeme yapmayacak.

Kanun’un yürürlük tarihi olan 28.02.2009’dan daha önceki tarihli çekler için ise böyle bir gerekçe gösterilemez. Banka, ödeme yapmak ya da karşılığı yoksa ona göre işlem yapmak zorunda. Yani Kanun’un uygulanması, şimdilik (bir geçici maddeyle bu süre uzatılabilir), 28.02.2009-31.12.2009 tarihleri arasında mümkün.

 

Ticaret Hukuku Altüst, Peki Ticari Hayata Yarar mı?

Bu geçici maddeyle hukukumuzun kambiyo senetlerine ilişkin düzenlemeleri ve içtihatlar altüst edildi. Getirilen düzenleme genel hukuki çerçevede uzunca tartışılabilir. Ancak kanun maddeleri birbiriyle çatıştığında özel ve sonraki hüküm uygulanıyor. Bu durumda çekte vadeyi getiren geçici madde de uygulanacak.

Uzunca tartışılacak bir başka konu da çekte vade imkanı getirmenin, krizin ortasında sıkışmış kalmış olan ticari hayata faydalı olup olmayacağı. Madde gerekçesinde “belirli bir süreyle, çekin, üzerinde yazılı keşide tarihinden önce ödenmek için muhatap bankaya ibrazı geçersiz kabul edilerek ekonomik sıkıntılarla çeklerin zamanında ödenememesi sonucunda ticari hayatta karşılaşılan sorunlara ve mağduriyetlere çözüm üretilmesi amaçlanmaktadır” denilmiş.

Borçlular ve bankalar açısından düşünüldüğünde madde de gerekçe de gayet mantıklı geliyor. İflasın eşiğinde olan, ödeme yapamayan tacirler ayakta tutulmaya çalışılmış. Güzel…

Ya madalyonun öbür yüzü? Lehtarlar (alacaklılar) da tacir değil mi? Krizden bir şekilde etkilenmemiş ya da çok az etkilenmiş olsa bile bu durum onları da zora sokmaz mı? Ticari hayatta “ben çek kabul etmiyorum” diyebilmek kaç tacire nasip olmuş?

“Bataklıkta boğazına kadar batmışlara yardım eli uzatın, çıkarabilirseniz kahraman olursunuz. Hep birlikte güle oynaya ticaret yaparsınız. Çıkaramazsanız bataklığın suçudur, bizim değil. Geçmiş olsun” diyorlar.

Kim diyor? Bataklığı kurutması gerekenler…

 

 


[1] Lehtar: Çek veya poliçenin ödeneceği, belgenin üzerinde adı yazılı olan kişi.