Bulmaca, Buldurmaca, Adli Tatil Kırpmaca

03 Eylül 2009 | E-Posta İle Gönder | Pdf Olarak Görüntüle | Yazdır

HÜRSES

Bugünkü yazımıza kolay bir soruyla başlayalım.

Soru: Aşağıdaki beşer kelimelik iki söz grubu arasındaki farkı bulunuz.

a) “ağustosun birinden eylülün beşine kadar”

b) “ağustosun birinden eylülün beşine kadar”

Cevap:

Bulamadınız mı? Aynı mı?

Fark var. Bir daha bakın. Yine mi bulamadınız? Madem bulamadınız. O halde, bu kadar kolay bir soruyu daha da kolaylaştıralım. Söz gruplarını cümle içinde kullanalım. Hatta cümle sayısını da üçe çıkaralım.

Soru: Aşağıdaki cümlelerin içinde koyu harflerle yer alan beşer kelimelik söz gruplarının cümlelere kattığı anlam farkını bulunuz.

a)Bölge idare, idare ve vergi mahkemeleri her yıl ağustosun birinden eylülün beşine kadar çalışmaya ara verirler.

b)Danıştay daireleri her sene ağustosun birinden eylülün beşine kadar çalışmaya ara verirler.

c)Her sene bilumum mahkemeler ağustosun birinden eylülün beşine kadar tatil olunur.

Cevap:

Yine mi bulamadınız? Farkı göremediniz mi?

Cevabı vermek de bize düştü o zaman.

Dikkatli bakın… (b) şıkkındaki “eylülün beşine kadar” ifadesi 5 Eylülü kapsamıyor.(c) şıkkındaki “eylülün beşine kadar” ifadesi ise 5 Eylülü kapsıyor.

Yine tatmin olmadınız, değil mi? Aslında biz de hiçbir fark göremiyoruz. Ama Yüksek Mahkemelerimiz öyle demiyor.


Adli Yargı ile İdari Yargıda Adli Tatil Farklı mı?

Öncelikle şıkların nerelerde yer aldığını söyleyelim. (a)[1]ve (b)[2]şıkkı idari yargılamaya ilişkin usul kanunlarında, (c)[3]şıkkı ise genel hükümleri de içeren adli yargılamaya ilişkin usul kanununda yer alıyor.

“Ağustosun birinden eylülün beşine kadar” ifadesi, üç kanuna da aynı anda ve aynı kanunla yerleştirilmiş[4]. Aynı ifade, (d) şıkkı olarak katabileceğimiz ceza yargılamasına ilişkin usul kanununda da var[5].

Bütün usul kanunlarında aynı ifadenin kullanılmasındaki amaç, adli tatil açısından yargı kolları arasında birlik sağlanması.

Ancak,kanun maddesi aynı olmasına rağmen,yargı kollarının yüksek mahkemeleri yani Danıştay ve Yargıtay’ın yorumu çok farklı!

Yargı Kolları Arasında 4 Eylül – 5 Eylül, 11 Eylül – 12 Eylül Karmaşası

Hem idari hem de adli yargılamaya ilişkin usul kanunlarına göre; dava açma (veya temyiz, kararın düzeltilmesi kanun yoluna başvurma vs.) süresinin son günü adli tatile (çalışmaya ara vermeye) (adli ara vermeye) rastlarsa bu süre, tatilin sona erdiği günü izleyen gün 1. gün olarak kabul edilmek üzere, 7 gün uzamış sayılıyor[6].

Bu durumda adli tatilin son günü olarak 4 Eylül tarihi kabul edilirse dava açma süresinin son günü 11 Eylül oluyor.

Tatilin son günü (tatil yapılan son gün) 5 Eylül olarak kabul edilirse de dava açma süresinin son günü 12 Eylüle uzuyor.

Danıştayİdari Dava Daireleri Kurulu, adli tatilin (çalışmaya ara vermenin) son gününün 4 Eylül olduğu görüşünde. Böylece adli tatile rastlayan kararı temyiz etme süresinin son gününü, 11 Eylül günü mesai bitimine kadar uzamış sayıyor ve 12 Eylül tarihli temyiz dilekçesini süre aşımı yönünden reddediyor[7].

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ise adli tatilin (adli ara vermenin) son gününün 5 Eylül olduğu, yeni adli yılın 6 Eylülde başladığı görüşünü taşıyor. Bu durumda Yargıtay’a göre, karar düzeltme süresinin son günü adli tatile rastlarsa, bu süre 12 Eylül günü mesai birimine kadar uzamış sayılıyor[8].

Danıştay Adli Tatili Vatandaşın Hakkından Kırpıyor

Yukarıda sözü edilen Danıştay İDDK Kararı’nın karşı oy gerekçesinde söz edildiği üzere, “Danıştay dairelerinin eylülün altısında çalışmaya başlayacakları hususunda duraksama bulunmamaktadır. Nitekim sözü edilen düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten bu yana uygulamanın da bu doğrultuda olduğu bilinen gerçektir.”

Adli yıl açılışı 6 Eylülde yapılıyor. 5 Eylül günü, nöbetçi olanlar dışındaki hakim, savcı ve adli personel tatil yapıyor.

Adli tatile, “tatil” açısından bakınca 5 Eylül dahil, vatandaşın dava açma (veya temyiz, kararın düzeltilmesi vs.) süresi söz konusu olunca hariç...

Adil değil, eşit değil, Anayasa’nın 2 ve 10. maddelerine uygun değil.




[1] 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 61. maddesi.
[2] 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 86. maddesi.
[3] 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 175. maddesi.
[4] 5219 sayılı Kanun’un 2, 11 ve 12. maddeleri. Üç maddenin yürürlük tarihi de, 5219 sayılı Kanun’un yayımlandığı 25529 sayılı Resmi Gazete’nin tarihi olan, 21.07.2004’tür.
[5] 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 331. maddesinin 1. fıkrası “Ceza işlerini gören makam ve mahkemeler her yıl ağustosun birinden eylülün beşine kadar tatil olunur” şeklindedir.
[6]2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 8. maddesi ile Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 177. maddesi.
[7] Danıştay İDDK’nın 19.02.2009 tarihli ve E:2009/276, K:2009/52 sayılı Kararı.
Yine Danıştay İDDK’nın 06.11.2008 tarihli ve E:2006/3528, K:2008/1889 sayılı Kararı da aynı yöndedir (Bu karar için bk. Prof. Dr. Şükrü KIZILOT - Av. Zuhal KIZILOT, Vergi İhtilafları ve Çözüm Yolları, Yaklaşım Yayınları, 15. Baskı, Ankara 2009, s. 378).
[8] Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.01.2009 tarihli ve E:2008/14-831, K:2009/3 sayılı Kararı.