“Birdir Biiiirr” Denmeden Tekerrür Olmaz

09 Ekim 2008 | E-Posta İle Gönder | Pdf Olarak Görüntüle | Yazdır

HÜRSES

"Birdirbir"i bilirsiniz. Çocukluğumuzun vazgeçilmez oyunlarındandı. En azından bizim dönemimize kadar öyleydi, çok uzak olmasa da henüz her şey sanallaşmadan evvel.

Hani birden fazla oyuncuyla oynanır. Ellerini dizlerinde sıralanıp eğilen oyuncuların üzerinden atlayan her oyuncu “birdir biiiirr” diyerek bağırmak zorundadır en başta. Sonra “ikidir iki”, “üçtür üç” diye devam eder ilk tur tamamlanınca. Bu, oyunun başlıca kuralıdır. Üzerinizden atlayan oyuncunun üzerinden ileriye doğru siz de atlayacaksınız ki tur devam etsin.

Tekerrürle alakası ne diyeceksiniz. Aslında o kadar benziyor ki…

Hukuk fakültesinde tekerrürü bize, “tekrarlama; tekrarlanma; bir kimsenin işlediği bir suçtan hüküm giymesinden sonra, belirli bir süre içerisinde yeni bir suç işlemesidiye anlatmışlardı. Bir suç işleyeceksiniz, ilk suçtan dolayı cezanız kesinleştikten sonra tekrar suç işleyeceksiniz ki tekerrürden söz edilebilsin. Çünkü tekerrürün amacı ıslah ve yeniden suç işlenmesinin önlenmesi… Bu şekilde tekrar suç işlemesi halinde cezasının artırılacağını bilen kişinin, suç işlemekten kaçınması hedefleniyor.

Bu müessesenin amaca ne kadar hizmet ettiği tartışılır. Ancak uygulamada varlığını sürdürüyor. Diğer taraftan, vergi hukukunda çok ciddi bir sıkıntı mevcut. Yaklaşık 10 yıl önce Vergi Usul Kanunu’nun “Tekerrür” başlıklı 339. maddesinde yapılan değişiklikten ileri gelen bir sıkıntı bu. 1998 yılında 4369 sayılı Kanun’la yapılan değişikliğin amacı gerekçesinde yazdığı gibi aslen ceza uygulamalarında basitlik sağlamaktı[1].

4369 sayılı Kanun öncesinde VUK 339. maddede[2] bulunan vergi cezalarında tekerrür uygulaması için ilk suçla ikinci suçun aynı neviden (türden) olması gereği, değişiklikle maddeden çıkarılmış. Daha da önemlisi, önceki halinde yer alan ve doğrusu olan ilk suçun kesinleşmesinden sonra suçun (fiilin) tekrar işlenmesi şartı, ceza kesildikten sonra tekrar ceza kesilmesi şekline dönüştürülmüş[3].

Bu durum son derece büyük sorunları da beraberinde getiriyor. Kanunu yalnız lafzıyla değerlendiren vergi idaresi, aynı neviden olup olmadığına bakmadan, fiili değil cezayı baz alarak geçmiş vergi dönemine dönerek hatta aynı vergi dönemi için bile tekerrür artırımına gidebiliyor. Ayrıca ikinci ceza, ilk cezanın yüzlerce hatta binlerce katı dahi olsa ikinci cezanın yüzde 50 veya 25’i alınıyor. Tersini düşündüğümüzde, durum hiç de adil değil sanki…

Oysa vergi kanunları, lafzıyla birlikte ruhu ile de bir bütün olarak değerlendirilmelidir. Tekerrür, değişiklikten önce var olan şartların oluşması halinde uygulanmalıdır. Aksi takdirde cezai yaptırım içeren kanunlar arasındaki uyum sağlanması amacından sapılarak tersi gerçekleştirilmiş olacaktır.

Birdirbir örneğine dönüp vergi dönemlerini oyunculara, suç teşkil eden fiilin işlenmesini oyuncuların birbirinin üzerinden atlamasına benzetelim.

Oyuncular (vergi dönemleri), geriye doğru veya kendi üzerlerinden değil sırasıyla ve ileriye doğru birbirinin üzerinden atlamalıdır. “Birdir biiiirr” diyerek atlayacak oyuncunun üzerinden daha önce atlanmış (kesinleşen cezayı gerektiren fiil) olması gerekir. Ve tabii ki bir metrelik bir çocuğun (ceza miktarı), dev gibi bir adamın üzerinden atlamasını beklemek haksızlık, tersi ise vicdansızlık olur.

 Kuralsız oyun, kanunsuz suç ve ceza olmaz... 

 



[1] 4369 sayılı Kanun ile VUK 339. maddede yapılan değişikliğin gerekçesi; “Tasarının 9. maddesi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun ceza sisteminde yapılan değişikliklere bağlı olarak tekerrür ile ilgili 339. maddesi yeniden düzenlenmektedir. Ceza uygulamasında basitlik sağlamak amacıyla, tekerrür halinde kesilen vergi cezalarının artırımında herhangi bir farklılığa gidilmemiştir” şeklindedir.

[2] VUK 339. maddenin 4369 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki hali; “Kaçakçılık, ağır kusur, kusur veya usulsüzlükten dolayı ceza kesilen ve cezası da kesinleşen bir kimse aynı neviden bir fiili cezanın kesinleştiği tarihi takibeden yılın başından başlamak üzere kaçakçılık, ağır kusur ve kusurda beş, usulsüzlükte iki yıl zarfında tekrar işlerse cezası kaçakçılıkta yarısı, ağır kusur ve kusurda üçte biri, usulsüzlükte dörtte biri nispetinde arttırılır” şeklindedir.

[3] VUK m. 339 - (Değişik madde: 22/07/1998 - 4369 sayılı Kanun m. 9) Vergi ziyaına sebebiyet vermekten veya usulsüzlükten dolayı ceza kesilen ve cezası kesinleşenlere, cezanın kesinleştiği tarihi takip eden yılın başından başlamak üzere vergi ziyaında beş, usulsüzlükte iki yıl içinde tekrar ceza kesilmesi durumunda, vergi ziyaı cezası yüzde elli, usulsüzlük cezası yüzde yirmibeş oranında artırılmak suretiyle uygulanır.