Bilerek Sahte Fatura Kullanma(ma) - I

10 Eylül 2009 | E-Posta İle Gönder | Pdf Olarak Görüntüle | Yazdır

HÜRSES

Vergi idaresi son zamanlarda seri sahte fatura incelemeleri yapıyor. Bu incelemeler kadar ceza kesilmesinin de seri, ezbere olduğunu hatta otomatiğe bağlandığını söylemek mümkün.

Sonuçta, bir mükellefin bazı faturaları sahte olarak düzenlediği tespit edildiğinde, o şirketle iş yapan bütün şirketlerin vay haline!..

Genellikle yaşanan manzara şu şekilde gelişiyor:

-Düzenlediği bazı faturaların sahte (naylon) olduğu iddia edilen (A) şirketi hakkında “Vergi Tekniği Raporu” düzenleniyor.

-Sahte fatura tespit edilmesi halinde, o faturaların yanında, şirketin düzenlediği diğer faturalar da sahte olarak kabul ediliyor.

-Böylece (A) şirketi, sahte fatura düzenlemektendolayı hem kayba uğratılan vergiyi hem de bunun 3 katı kadar vergi ziyaı cezasını gecikme faizi ile birlikte ödemek zorunda kalıyor. Ayrıca şirketin yetkilileri de 3 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ile karşı karşıya kalıyorlar.

-İş burada bitmiyor. (A) şirketinin fatura düzenlediği şirketler de vergi incelemesine alınıyor.

-(A) şirketi hakkındaki teknik raporda belirtilen, (A) şirketinin fatura verdiği şirketler hakkında da “Vergi İnceleme Raporu” düzenleniyor.

-Örneğin (A) şirketinden fatura almış olan (B) şirketi hakkında düzenlenen inceleme raporunda, vergi idaresinin kendi kendini yalanlaması da düşünülemeyeceğinden, “(A) şirketi bazı faturaları sahte olarak düzenlemiş, (B) şirketi de bu şirketten fatura almış. O halde (B) şirketi sahte fatura kullanmıştır”şeklinde bir yaklaşımla(B) şirketine de sahte fatura kullanmaktan dolayı aynı yaptırımlar uygulanıyor (gecikme faiziyle birlikte 3 kat vergi ziyaı cezalı tarhiyat). Ayrıca 3 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası talebiyle yargılanmak da cabası.

-(A) şirketinin düzenlediği faturaların tümünün sahte olmayabileceği, (B) şirketinin bu şirketten aldığı faturaların gerçek bir mal veya hizmet alımına dayanıp dayanmadığı değerlendirilmiyor.

Yani vergi idaresinde “Biz re’sen tarhiyatı yapıp cezayı keselim, mükellef haklıysa hakkını yargı önünde arasın” şeklinde bir anlayış hakim.

Bu anlayış, mükellefleri yüklü miktarla borç altına sokuyor. İş yapamamanın eşiğine gelen şirketlerin yöneticilerinin de hapis cezası ile karşı karşıya kalması, psikolojik açıdan da bir hayli yıpratıcı oluyor.

Tek Çözüm Yargıya Başvurmak

Vergi incelemesi yapanların, yanlış yaptıklarında bir yaptırıma tâbi tutulmaması; kurunun yanında yaşın da ateşe atılabilmesinin, sorunun çıkış noktası gibi görünüyor.

Çözüm noktasına baktığımızda ise 3 kat vergi ziyaı cezası gerektiren suçlarda vergi idaresiyle uzlaşma yolu da kapalı olduğundan mükellef için dava açmaktan başka çıkış görünmüyor.

 

Devamı yarınki yazımızda.