Bayram Tatili 9 Gün Değil – II

26 Eylül 2008 | E-Posta İle Gönder | Pdf Olarak Görüntüle | Yazdır

HÜRSES

YAZININ 1. BÖLÜMÜNÜ OKUMAK İÇİN BURAYA TIKLAYIN

Bayram tatili ile birleştirilen arefe günü için yarım günün ve bayram sonrası tam günün, tatil değil idari izin olduğunu hatırlayarak söze başlayalım.

 

Süreler 9 Günün Sonrasına Uzar mı?

Dava açma süresinin son günü, tatile rastlaması halinde; tatilden sonraki ilk iş günü mesai bitimine kadar uzayacağı hükmü bir çok kanunda bulunmakla birlikte tartışmasızdır.

Burada idari iznin tatil gibi değerlendirilip değerlendirilmeyeceği önem arz etmektedir.

 

1. Görüş: Uzamaz

Bu konuda Danıştay 3. Dairesi’nin, bu senekine benzer 9 günlük durum için önceki yıllarda verdiği karar şu şekildedir;

“Ramazan Bayramı nedeniyle 15 Nisan Pazartesi ve 19 Nisan Cuma günlerinde tüm kamu kurum ve kuruluşlarının idari izinli sayılarak bayram tatili kapsamına alındığı…

…Başbakanlık Genelgesi ile bayram nedeniyle aradaki günler için verilen idari izin, resmi tatil sayılmayacağından temyiz süresini durdurmaz” [1]

Danıştay 7. ve 9 Dairesi de konuyla ilgili kararlarında “Bakanlar Kurulu (veya hükümet) tarafından idari izin ilan edilen tarihin, dava açma süresini etkilemeyeceği” düşüncesindedir[2] [3] [4].

 

2. Görüş: Uzar

Danıştay 4. Dairesi, daha geniş bir değerlendirme yaparak, “konunun kamuoyuna açıklanması televizyon, radyo ve gazeteler aracılığıyla olmuş ve onlar da bu ha­beri kamuoyunda resmi tatilin uzadığı kanaatini uyandıracak biçimde takdim etmişlerdir. Nitekim olayda, davacının bu kanaatle hareket ettiği, davanın resmi tatili takip eden ilk gün açılmış olmasından da anlaşılmaktadır” değerlendirmesiyle sürenin uzayacağı kanaatine varmıştır[5] [6]. Yine Danıştay 4. ve 11. Dairesi’nin aynı yönde başka kararları da mevcuttur[7] [8] [9].

 

Örnek Tarihler

Vergi/ceza ihbarnamesine karşı dava açma süresinin son günü 28 Eylül (A), 30 Eylül (B) ve 3 Ekim 2008 (C) olan üç ayrı mükellef üzerinden örnek verelim. 1. görüşe göre; (A), 29 Eylül’de, (B), 3 Ekim’de ve (C) de yine 3 Ekim 2008’de dava açmadığı takdirde hak kaybına uğrayacaktır. 2. görüşe göre ise; dava açma süresinin son günü, tümü için 6 Ekim 2008 mesai sonuna kadar uzamaktadır.

Görüldüğü üzere Danıştay’ın daireleri arasında dahi görüş birliği oluşmamıştır. Hakimlerin ortak bir içtihat ortaya koyamadığı bu halde, vatandaştan idari izinle tatil kavramını ayırt edip buna göre ve temkinli davranmasını beklemek; hukuk devleti ilkesi ile çok da bağdaşmamaktadır.

Hakkaniyet gibi evrensel hukuk ilkelerinden hareketle sürenin uzaması gerektiği akla daha yatkın gelse de durumdan haberi olan vatandaşların, her ihtimale karşı temkinli hareket ederek arefenin işini bayram sonrasına bırakmamalarında fayda var. Bizden söylemesi… 

 

YAZININ 1. BÖLÜMÜNÜ OKUMAK İÇİN BURAYA TIKLAYIN



[1] Danıştay 3. Dairesi’nin 08.04.1992 tarihli ve E: 1991/1566, K: 1992/1335 sayılı Kararı.
[2] Danıştay 7. Dairesi’nin 23.11.2004 tarihli ve E: 2002/2748, K: 2004/3013 sayılı Kararı.
[3] Danıştay 7. Dairesi’nin 04/02/1997 tarihli ve E: 1996/2050, K: 1997/402 sayılı Kararı.
[4] Danıştay 9. Dairesi’nin 27.02.2001 tarihli ve E: 1999/2242, K: 2001/660 sayılı Kararı.
[5] Danıştay 4. Dairesi’nin 18.05.1999 tarihli ve E: 1998/1721, K: 1999/2089 sayılı Kararı.
[6] Danıştay 4. Dairesi’nin 27.01.1997 tarihli ve E: 1996/1275, K: 1997/1233 sayılı Kararı.
[7] Danıştay 4. Dairesi’nin 31.05.2000 tarihli ve E: 1999/5530, K: 2000/2465 sayılı Kararı.
[8] Danıştay 4. Dairesi’nin 15.11.1993 tarihli ve E: 1993/754, K: 1993/5242 sayılı Kararı.
[9] Danıştay 11. Dairesi’nin 13.10.1999 tarihli ve E: 1999/1621, K: 1999/3597 sayılı Kararı.