Bavulla Paraya Tebliğ Engeli Çıkabilir

28 Kasım 2008 | E-Posta İle Gönder | Pdf Olarak Görüntüle | Yazdır

HÜRSES

“Bavulla Para Getir Yasası”  veya “Örtülü Vergi Affı” adıyla da bilinen “Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanun”, 22 Kasım Cumartesi günü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Kanunun getirdiklerini, henüz tasarıyken, 30 ve 31 Ekim 2008 tarihli yazılarımızda incelemiştik. Ancak artık gelenek haline geldiği üzere, tasarı metni ile yayımlanan kanun metni arasında önemli farklar var:

- Türkiye’deki kayıtdışı para, döviz, altın gibi varlıkların kayıt altına alınması için %10 değil %5 vergi ödenecek. Yurtdışından gelecek varlıklar için %2 olarak belirlenen vergi oranı ise değiştirilmemiş.

- Yurtdışındaki varlıklarını beyan ederek ülke ekonomisine kazandıran mükellefler, tasarıda, çeşitli kanunlardaki birçok cezai yaptırımdan muaf tutulmuştu. Konuya ilişkin fıkra, olduğu gibi kaldırılmış. Aslına bakarsanız adaletin gerektirdiği de buydu. Kanundan yaralananlara da Türk Ceza Kanunu’nda sayılan suçlar başta olmak üzere Gümrük Kanunu, Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ve Vergi Usul Kanunu gibi birçok kanunda yer alan suçlardan dolayı ceza verilebilecek. Bu durumda, yurtiçindeki varlıkların kayıt altına alınmasında olduğu gibi yurtdışındakiler için de yalnızca vergi tarhiyatı ve cezasından kurtulma avantajı var.

Kayıtdışı bir varlık beyan edeceksiniz. Beyan ettiğiniz tutarın %5’i oranında vergi ödeyerek 1 Ocak 2008 öncesindeki dönemlere ilişkin tüm vergi incelemesi ve vergi tarhiyatlarından kurtulacaksınız. İddia edildiği gibi ekonomiye çok büyük katkı sağlanacak mı bilinmez. Ama böylesine bir imkanı bir daha göremeyebilirsiniz.

  

Tebliğin Getirebileceği Sıkıntı

Kanunda “bildirilen veya beyan edilen varlıklar nedeniyle 01.01.2008 tarihinden önceki dönemlere ilişkin hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmayacağı”belirtilmiş. Güvence gerçekten güzel.

Ancak uygulamada sorunların çıkabileceği şimdiden hissediliyor. Bu şüphenin nedeni, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın Kanun’a ilişkin hazırladığı tebliğ taslağı. Tebliğ taslağının “Kapsama girmeyen inceleme ve tarhiyatlar” başlığı altındaki bölümünde;

“01.01.2008 tarihinden önceki dönemlerle ilgili olarak Kanunun yürürlük tarihinden önce başlayan vergi incelemeleri sonucu bulunan matrah farkları üzerinden gerekli tarhiyatlar yapılacak ve bulunan matrah farklarından, bu Kanun kapsamında bildirilen veya beyan edilen varlıklara ilişkin tutarların mahsup edilmesi söz konusu olmayacaktır deniliyor.

Yani “beyan edilen varlıklarla ilgili ve 1 Ocak 2008’den önceki döneme ilişkin olsa dahi kanun çıkmadan önce inceleme başlattıysam tarhiyat yaparım, vergi incelemesi 22 Kasım 2008’den önce başlamış olsun yeter” diyor Gelir İdaresi Başkanlığı.

Örneğin; 2007 yılına ilişkin vergi incelemesi 22 Kasımdan önce başlamış ama bu tarihten sonra sona ermiş. Doğaldır ki tarhiyat da 22 Kasımdan sonra yapılmış. Bu durumda ne olacak?

Kanundaki, “hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaz” hükmü açık. Vergi incelemesi Kanunun yürürlük tarihinden önce başladıysa da tarhiyatın yapılmaması gerekir.

Tebliğler kanunların kapsamını aşamaz, genişletemez veya daraltamaz. Hele ki kanuna aykırı bir düzenleme yapılması kesinlikle iptal sebebi oluyor. Bu, Danıştay’ın sayısız kararıyla yerleşmiş durumda.

Umarız, bize göre tebliğin kanuna aykırı olan kısmı taslakta kalır ve yayımlandığında düzeltilmiş olur.