Anayasa Mahkemesi’nde “Fahiş Hata” Olur mu?

28 Ocak 2010 | E-Posta İle Gönder | Pdf Olarak Görüntüle | Yazdır

HÜRSES

Hukuk fakültesindeyken sınavlarda
“fahiş hata” yapmak en çok korktuğumuz şeydi.

Bu yüzden, bir sorunun cevabını yazarken, fahiş hata yaparak yalan yanlış cevaplamaktansa hiç cevaplamamayı tercih ederdik. Çünkü “fahiş hata” eşittir“sıfır” demekti. Özellikle bir hukuk terimini yanlış yerde ve biçimde yazmak, iki kavramı karıştırarak birini diğerinin yerine kullanmak; fahiş hata (ağır hata, ölçüyü aşan hata) kabul edilirdi. Fahiş hatanın yapıldığı sorunun, hatta diğer sorularla bağlantısı varsa belki de kağıdın tamamının üzerine uzun bir çizik atılır, koca bir sıfır yazılırdı.

Sınav sonuçları açıklandığında, sayfalarca cevap yazmış öğrencinin, 100 üzerinden 3, 5, 8 gibi notları görünce hocanın yanında aldığı isyan dolu soluğu; hocanın “fahiş hata yapmışsın” sözleriyle kesilirdi.

 

Fahiş Hata Nerede?

Bir önceki yazımızda, vergi dairesince matrah takdiri için “takdir komisyonu”na başvurulmasının zamanaşımını durduracağına ilişkin hükmün Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiğinden söz etmiştik.

Karar, Mahkeme’nin bir üyesinin azlık oyuna karşılık, oyçokluğuyla alınmıştı. Karar’a katılmayan (muhalefet eden) üyenin azlık oyunda, iptal edilen hükmün zamanaşımının “kesilmesi”ne ilişkin olduğu belirtilmiş. Oysa iptal edilen hükümde açıkça zamanaşımının “durması”ndansöz ediliyor[1].

 

Zamanaşımının Durması ile Kesilmesi Çok Farklı

Vergi alacağı için tarh (tahakkuk) zamanaşımı, alacağın doğduğu yılı takip eden yılın başından itibaren 5 yıl.

Örneğin, 2003 yılına ilişkin olan bir vergi alacağı 31.12.2008 tarihinde mükellefe tarh ve tebliğ edilmemişse zamanaşımına uğruyor. Mükellef borçtan kurtuluyor. Alacak, vergi dairesince artık istenemiyor.

Ancak bu 5 yıl istisnasız değildi. Takdir komisyonuna başvuru ile zamanaşımı durabiliyordu. Durma nedeni ortadan kalkınca,süre,durduğu ana kadar işlediği yerden devam ediyordu.

Örneğin, vergi dairesi, 2003 yılına ilişkin alacak için 22 Aralık 2008 tarihinde takdir komisyonuna başvurursa ve takdir komisyonu da kararını 5 ay sonra (22 Mayıs 2009’da) vergi dairesine tevdi ederse; 22 Mayıs’tan sonra kalan 10 gün sayılıyordu. Bu durumda, vergi alacağı 1 Haziran 2009 Günü mesai bitimiyle birlikte zamanaşımına uğramış oluyordu.

Ancak, takdir komisyonuna başvurunun zamanaşımını durdurduğu değil de “kestiği” kabul edilirse, alacağın zamanaşımına uğraması için takdir komisyonuna başvuru sonrası yeniden 5 yıl daha geçmesi gerekiyor. Çünkü zamanaşımının kesilmesi, 5 yıllık süreyi sıfırlıyor. Bu durumda 2003 yılına ilişkin bir vergi alacağı için zamanaşımı süresinin dolması 2014 yılına uzar.

 

Fahiş Hata Düzeltilebilir mi?

Zamanaşımının durması ile kesilmesinin çok farklı sonuçları ortaya çıkardığı kesin. Ancak Anayasa Mahkemesi’nde tarh zamanaşımını durduran kanun hükmünün iptali kararına karşı oy kullanılırken “itiraza konu kural zamanaşımın kesilmesiyle ilgili olduğundan” ifadesine yer verilmiş. Karar, bu çerçevede eleştirilmiş. Neyse ki, oyçokluğuyla alınan kararın diğer kısımlarında böyle bir hata yok. Yani bu hata, iptal kararının aslını etkilemiyor. Ya orada da böyle bir hata olsaydı?

Fahiş hatayı öğrenci yaparsa sıfır alır, bir sonraki sınavda düzeltir. Yerel mahkemeler hatta Yargıtay veya Danıştay yapsa bile temyiz, karar düzeltme gibi kanun yolları var. Anayasa Mahkemesi fahiş hata yaparsa ne olacak?




[1] Vergi Usul Kanunu’nun 114. maddesinin 2. fıkrasını iptal eden 15.10.2009 tarihli ve E:2006/124, K:2009/146 sayılı Anayasa Mahkemesi Kararı, 08.01.2010 tarihli ve 27456 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.