Adli Tatil Uzar mı? - I

28 Ağustos 2008 | E-Posta İle Gönder | Pdf Olarak Görüntüle | Yazdır

HÜRSES

YAZININ 2. BÖLÜMÜNÜ OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

Geçen haftaki yazımızda, fark edilmesi güç olmasından dolayı hak kaybına neden olabilecek önemli bir noktaya değinmiştik. Balıkesir, Hatay, Mersin, Kocaeli ve Tekirdağ’daki vergi mahkemeleri ile birlikte birçok idare mahkemesinin (faal olmayan Kütahya İdare Mahkemesi haricinde 18 ildeki idare mahkemeleri) adli tatilde çalışmaya ara vermediğini ve bu mahkemelerde dava açacakların veya açmış olanların süreler bakımından dikkatli olması gerektiğini yazmıştık.

Peki bu istisna mahkemelerde işi olanların dışındakiler için adli tatilin sürelere etkisi ne durumda?

Adli tatil (idari yargılamadaki adıyla çalışmaya ara verme), ağustos ayının birinden eylülün beşine kadardır kanundaki ifadesiyle. Daha önce yargı kolları için farklı günler söz konusuydu. Artık bir bütünlük sağlanmış ve bu ifade, adli (ceza ve hukuk) ve idari yargı kanunlarında aynı şekilde vücut bulmuştur (İYUK m. 61, HUMK m. 175, CMK m. 331). Son günü adli tatil içinde bir güne rastlayan işler için süreler, tatilin bitiği günden sonra idare ve hukuk mahkemelerinde 7 gün, ceza mahkemelerinde 3 gün uzamış sayılır (İYUK m. 8/3, HUMK m. 177, CMK m. 331/4).

Kanunlarda dağınık ve anlaşılması güç biçimde yer alan bu düzenlemeyi idari yargı özelinde vergi yargısı için örnekle somutlaştıralım. 4 Ağustos 2008 günü kendisine vergi/ceza ihbarnamesi tebliğ edilen bir mükellefin dava açması için 30. ve son gün olan 3 Eylül’ün adli tatile denk gelmesi sebebiyle süre, adli tatilin bitimini izleyen günden itibaren 7 gün uzamış sayılır. Yani 5 Eylül’ün ertesi gününden itibaren (6 Eylül 1. gün olacak şekilde) 7 gün sayarsak 12 Eylül 2008 son gün olmaktadır[1].

Buna karşın 11 Ağustos 2008’de kendisine tebliğ yapılan bir mükellefin dava açması için son gün 10 Eylül’dür. Çünkü 10 Eylül adli tatile denk gelmemektedir.

İlginçtir ki ikinci durumda tam bir hafta daha sonra tebliğ edilen vergi/ceza ihbarnamesine karşı dava açma süresi ilkinden iki gün önce bitmektedir. Bu durumun pek de adil olduğu söylenemez.

Verdiğimiz örnek vergi/ceza ihbarnamesi için. Ama uzamış sayılma durumu yalnızca bununla sınırlı değil. Nitekim Danıştay bir kararında “bitimi çalışmaya ara verme zamanına rastlayan sürenin, özel kanunlarda öngörülen dava açma süresi olması halinde de uzayacağı açıktır şeklinde hüküm vererek ödeme emrine karşı açılacak davada da sürenin uzayacağını belirtmiştir[2].

Sanki vatandaşın aklı karışsın diye düzenlenmiş olduğunu dahi düşündürebilecek kadar çetrefilli bu konuya yarınki yazımızda devam edeceğiz.

 


[1] Son günün 12 Eylül’e uzamış sayılması konusu ayrıntılarıyla birlikte yarınki yazımızda irdelenecektir.
[2] Danıştay Vergi Dava Daireleri’nin 21.04.2000 tarihli ve E: 1999/447, K: 2000/159 sayılı Kararı (www.yaklasim.com, Danıştay Kararları).