Adınızı Değiştirmeyi Düşündünüz mü?

05 Kasım 2009 | E-Posta İle Gönder | Pdf Olarak Görüntüle | Yazdır

HÜRSES

Adınızdan memnun olabilirsiniz. Dolayısıyla değiştirmeyi de aklınızdan geçirmemiş olabilirsiniz.

Peki ya şu isimlerden birini taşıyor olsaydınız, yine de değiştirmeyi düşünmez miydiniz?

Şehriye PİLAV, Olgun PORTAKAL, Sezer YAN, Parla YAN, Kaya BİLİR, Oya BİLİR, Cafer YALAR, Ahmet Ali EMİCİ, Cömert VARLIK, Zeki KADIN, Petek BALCI, Muhterem ÖĞRETMEN, Halim HARAP, Dünya MALIDÜZDÜR, Kibar ZORBA, Kibar DELİ, Satılmış DÖNEKOĞLU, Satılmış BOSTAN, Sakin ZEYTİN, Güler GÜLER, Ali AL, Ali AT, Güçlü KUVVETLİ, Çetin CEVİZ, Yosma ALVER, Rahime İŞER, Oral USER, Yunus GAY, Duran TEKERLEK, Durmuş KOVA, Hatice TÜYLÜ, Bayram AMCA, Özdemir DAMIZLIK, Hurşit YARAMAZ, Menemine CART…

Liste uzadıkça uzuyor. Tuhaf, ilginç hatta komik isimler değil mi?

Bir de yazamadıklarımız var. Biz yazamıyoruz belki ama insanlar o adları bir ömür boyu taşıyor!

İşte, isim değiştirmeyi düşünmek için gayet geçerli bir neden. Sonrası, kısa bir yargı süreci…

 

İsim Değişikliği İçin, “Haklı Bir Neden” Göstererek Dava Açmak Gerekiyor

İsim değişikliği talebinde bulunmak isteyen kişinin, bir dilekçe ile yerleşim yerindeki Asliye Hukuk Mahkemesine başvurması gerekiyor. 

Türk Medeni Kanunu’nun 27. maddesinde göre adın değiştirilmesi ancak “haklı sebeplere dayanılarak” istenebiliyor.

Haklı sebeplere örnek olarak;

-Yukarıdakiler gibi küçültücü veya alay konusu olabilecek, gülünç veya çirkin bir anlam ifade eden,

-Telaffuzu veya yazılması zor olan,

-Kişi hakkında kötü düşünülmesine neden olabilecek veya bu konuda kuşku uyandırabilecek (kötü şöhrete sahip biriyle veya akrabalarıyla isim benzerliği gibi),

-Din değiştirilmesinden dolayı kullanılması kişide rahatsızlık yaratabilecek adların değiştirilmesi, gösterilebilir.

-Ayrıca kişininçevresinde bilinip tanındığı ismi, nüfusta kayıtlı olduğu isimdenfarklıysa da ad değişikliği talebi haklı görülebilmektedir[1].

Verilen örneklerdeki sebepler her durumda “haklı”kabul edilmeyebilir. Veya bu örneklere başkaları eklenebilir. Çünkü; ad değiştirme talebinin kabulü veya reddi, her somut olayı ayrıca değerlendiren hakimin takdir yetkisinde.

Yargıtay’ın“haklı neden”i açıklayan bir kararına göre;

“Hangi hallerin haklı sebep teşkil ettiği konusu her bir davadaki özel koşullara göre mahkemece belirlenecektir. Bu belirleme yapılırken objektif koşullardan çok değiştirme isteminde bulunanın mahkemeye sunacağı özel nedenlerin dikkate alınması gerekir. Bu özel, kişiye özgü nedenler; istemde bulunanın kişiliği, sosyal statüsü, aile ilişkileri de göz önünde bulundurularak hakim tarafından değerlendirilmelidir. Ad ve soyadı kişiliğin ayrılmaz bir öğesidir. Kişi bununla anılır ve tanımlanır. Ad veya soyadı niteliği gereği onu taşıyan kişi tarafından benimsendiğinde anlam taşır. Adını benimsemeyen kişiliği ile özdeşleştirmeyen kimsenin, adını değiştirmek istemesi en doğal hakkıdır. Böyle bir durumda, ad değiştirme istemlerini içeren davalarda davacının tercih ve arzusunun ön planda tutulması ve öncelikle dikkate alınması gerekir.

Türk Medeni Kanunu’nun öngördüğü "haklı neden" bu kapsam içinde değerlendirildiğinde hakimin bu konudaki takdiri; ileri sürülen nedenin ve yeni alınmak istenen ad veya soyadının toplum değerlerine ve yasanın buyurucu kurallarına ters düşmeyen, özellikle başkalarına veya çevreye zarar vermeyen, incitmeyen nitelikte bulunduğunun saptanmasıyla sınırlı olmalıdır.”[2]

Ad değiştirilmesi talebi, kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardandır. Bu sebeple, örneğin, ölenin adının mirasçıları tarafından adın değiştirilmesi talep edilemez[3]. Kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardan olmasının bir başka sonucu da; davanın avukat (vekil) vasıtasıyla açılması halinde, avukata verilecek vekaletnamede ad değişikliğine ilişkin özel yetkibulunması gerekliliğidir[4].

Bu davalarda Cumhuriyet savcısı ile nüfus müdürü veya onun görevlendirdiği memurunun hazır bulunması ve kararın bu kişilerin önünde verilmesi zorunludur[5].

 

Dava Yalnızca Bir Kere Açılabilir

Aynı konuya ilişkin nüfus kaydının düzeltilmesi davası ancak bir kere açılabileceğinden; ad değişikliği, bir kez talep edildikten sonra tekrar dava konusu edilmesi mümkün değildir[6]. Hatta Yargıtay, küçükken (ergin değilken) babasının açtığı dava sonucunda soyadı (aile adı) değişen kişinin, daha sonra (ergin olunca) soyadının değiştirilmesini istemesini dahi aynı konu olarak kabul etmiş ve tekrar dava açılamayacağı yönünde karar vermiştir[7].

Hayatınız boyunca taşıdığınız, sizi tanımlayan adınızı değiştirmeye karar verirseniz dikkatli olmanızda fayda var. Tek hakkınızda; “haklı” ad değiştirme nedenlerinizi ortaya koyabilmeli, yeni seçeceğiniz adınızı artık değiştiremeyeceğinizi unutmamalısınız.



[1] Yargıtay 18. Hukuk Dairesi’nin 07.05.2007 tarihli ve E:2007/3215, K:2007/3939 sayılı Kararı.
[2] Yargıtay 18. Hukuk Dairesi’nin 22.10.2007 tarihli ve E:2007/7881, K:2007/8649 sayılı Kararı.
[3] Yargıtay 18. Hukuk Dairesi’nin 01.12.2003 tarihli ve E:2003/8408, K:2003/9197 sayılı Kararı.
[4] Yargıtay 18. Hukuk Dairesi’nin 20.11.2008 tarihli ve E:2008/8943, K:2008/12296 sayılı Kararı.
[5] Yargıtay 18. Hukuk Dairesi’nin 12.04.2007 tarihli ve E:2007/2312, K:2007/3374 sayılı Kararı.
[6] Nüfus Hizmetleri Kanunu md. 36/1-b, Nüfus Hizmetleri Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik md. 60/2.
[7] Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 02.07.2008 tarihli ve E:2008/18-471, K:2008/478 sayılı Kararı.