Adalet Teyze Artık Gözlerini Açsın

16 Ekim 2008 | E-Posta İle Gönder | Pdf Olarak Görüntüle | Yazdır

Gözleri bağlı bir kadın simgesi vardır. Mutlaka bir yerlerde görmüşsünüzdür. Hani bir elinde kılıç, diğerinde terazi tutar. Adalet tanrıçasıdır mitolojide. Adı “Themis”tir. Türkçesi, Adalet Teyze veya Adalet Abla işte. Ya da ben öyle derdim adını öğrenmeden önce. Yanlış anlaşılmasın, laubalilikten dolayı değil. Bizde saygı duyulan kişilere büyük olmasalar da ağabey, amca, abla, teyze denir. Sizde de öyledir mutlaka…

Önceleri bir türlü anlayamamıştım Adalet Teyze’nin gözlerinin neden bağlı olduğunu. Adalet dediğin her şeyi görmeli, gözünü kırpmamalı. Öyle değil mi ama?

Meğerse gözünün bağlı olması, tarafsızlığını anlatırmış. Gördüğü herhangi bir şeyden etkilenmeden yalnızca doğruyu uygulasın diye gözü bağlıymış. Elindeki kılıç, adaletin verdiği cezaların gücünü ve caydırıcılığını, kadın oluşu ise bağımsızlığını simgeliyormuş. En önemlisi olan terazi ise dengeli, hakkaniyetli dağıtılan adalet demekmiş. Ne güzel, ne ulvi ama yazık ki ne ütopik şeyler bunlar!..

Neyse… Nerden aklıma geldi şimdi Adalet Teyze biliyor musunuz? Bir kamuoyu araştırmasından, Maliye Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı’nın yaptığı araştırmadan.

Birkaç gün önce okuduğum bu araştırmaya göre; katılan her 10 vatandaştan 9'u, Türkiye'de “vergi adaleti” olduğuna inanmıyor, her 10 vatandaştan 8'i de devlet harcamalarında savurganlık yapıldığını düşünüyor.

Katılımcıların ancak yüzde 2,9'u, "Türkiye'de herkesin vergisini tam olarak ödediğine" inanıyor. Yüzde 97,1'lik kesim, bunun tam aksini düşünüyor.

Türkiye'de vergi kaçakçılığının en büyük nedeni, "herkes kaçırıyor, ben de kaçırırım" anlayışının hakim olması, vergi kaçırmanın en geçerli yolu da, işleri kayıt dışı yürütmek olarak görülüyor.

Vergi oranlarının düşürülmesini isteyenlerin yarıdan fazlası, oranlar artarsa vergi kaçıracağını ya da daha fazla vergi ödemek yerine işini yavaşlatacağını veya bırakacağını söylüyor.

Herkesin vergisini tam ödememesinin yarattığı sonuçları, katılımcıların yüzde 49,6’u "herkesi vergi kaçırmaya itiyor" diye değerlendirirken, yüzde 41,7'ye göre "vergi ödeme şevkini kırıyor". Daha çok vergi ödemeye sevk ettiğini savunanların oranı yüzde 4,7'de kalıyor.

Vatandaşların yarısı, "günümüz şartlarında vergisini tam ödeyenler, ekonomik açıdan gelişemez ya da iflas eder" görüşünü taşıyor.

Vesaire, vesaire…

Aslında bunun üzerine yapılacak pek bir yorum yok. Ülkenin vergi yükünü sırtında taşıyan asgari ücretlisinden, en büyük şirketlerin patronlarına kadar neredeyse herkes, ülkemizde vergi adaletinin olmadığını düşünüyor. Vergi konusunda duayen kabul edilen, vergi gibi teknik alanı sıradan vatandaşa da anlatabilen Şükrü KIZILOT başta olmak üzere bilenler, ustalar yazdı çizdi usanmadan yıllar boyu. Kat edilen mesafe yok gibi, kanun değişikliği ise diz boyu. Üstelik her yeni reformda(!) işler biraz daha karışıyor.

Adalet Teyze’nin gözlerini açma zamanı geldi galiba. Adalet değil mi dağıttığı, verginin adaletini de o dağıtsın.

Çünkü, “vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı maliye politikasının sosyal amacıdır” ifadesi Anayasa’ya hapsolmuşa benziyor. Hapsolduğu yerden çekip çıkarması gereken, uygulayıcısı devlet elbette bu maddenin, maliye politikasının uygulayıcısı da olduğu gibi(!).

Zira, bildiğiniz üzere, “adalet mülkün(devletin) temelidir”.