1000 Günlük Çile mi, 1 Günde Çözüm mü?

01 Şubat 2018 | E-Posta İle Gönder | Pdf Olarak Görüntüle | Yazdır

HÜRSES

İşçiler hakkının karşılığını tam ve zamanında alamayanların başında geliyor.

Bu durumun nedeni, işverenden kaynaklanabildiği gibi işsizlik ve geçim sıkıntısının yoğun olması da gösterilebilir. Çünkü işçi, hakkının yendiğini düşünse de işini kaybetme ve geçim sıkıntısı yaşama ihtimalini dikkate alarak dava açamayabiliyor. 


İşçinin Davası 1000 Gün Sürüyor

Olayın daha caydırıcı tarafı ise işçi dava açmayı göze alsa bile hakkını alabilmesi yıllarına mal oluyor.

Adalet Bakanlığı'nın istatistiklerine göre 2016 yılında iş mahkemesinde açılan bir dava hakkında karar verilmesi "ortalama" 434 gün sürüyor. 2017 yılında ise bu süre 541 güne çıkmış durumda.

Sözü edilen istatistikler yalnızca ilk derece iş mahkemelerinde geçen süre için geçerli. Dava konusu mutlaka üst mahkemeye yani Bölge Adliye Mahkemelerine ve Yargıtay'a taşınıyor. Bu durumda ise sözü edilen süre 1000 günü bulabiliyor, hatta geçebiliyor.

Bu kadar uzun süre geçtikten sonra gelecek paranın, doğal olarak bir kıymeti de olmayabiliyor. 


Davanın Maliyeti Çok Fazla

Bahsi geçen istatistikler yalnızca katlanılan süreyi ve dolayısıyla psikolojik yıpranmayı ifade ediyor. Buna ek olarak işçi açısından ciddi maddi yükümlülükler de ortaya çıkabiliyor.

Örneğin davaya ilişkin ödenmesi gereken harç ve masraflar ile muhtemelen birden fazla olacak bilirkişi ücreti de bu maliyete ekleniyor.

Ayrıca işçiyi temsil eden avukat; dava sürecinde müvekkille görüşme, duruşmalara katılma, dilekçe tanzim etme, birikimini ortaya koyma gibi unsurları olan yoğun bir emek harcıyor. Haklı olarak bu emeğin karşılığını talep ediyor.

Bu masrafların bir kısmının kazanılması halinde geri alındığı düşünülse de davanın sonuçlanması anlatıldığı gibi çok uzun sürebiliyor. Kaldı ki davanın işçi lehine sonuçlanması garanti değil. İşçi kısmen dahi haksız çıktığında katlandığı bu masraflardan bir kısmını geri alamadığı gibi karşı tarafın masrafları ve avukat ücretini de üstlenmek durumunda kalabiliyor. 


İşçi Arabuluculukta Hakkına 1 Günde Kavuşabiliyor

Davadaki bu "haklıyken dahi çile çekme" meselesine karşı çok daha hızlı bir çözüm ihtimali var: Arabuluculuk.

Yine istatistiklerden yola çıktığımızda, arabuluculukta anlaşma süresi çok büyük oranda 1 günün altında, hatta yalnızca birkaç saat.

Üstelik işçinin kendi çözümünü bulduğu ve kötü sürpriz barındırmayan arabuluculuk anlaşma metni, kesinleşmiş mahkeme kararı hükmünde. Harç, bilirkişi ve karşı tarafın avukat ücreti gibi maliyetlerin bulunmaması gibi daha pek çok avantaj da cabası.

Arabulucu nezdinde anlaşılamazsa dava açma hakkının kaybolmadığını, yine mahkemeye başvurulabildiğini de son bir not olarak belirtmekte fayda var.