Mahkeme Harçlarındaki Adaletsizliğin Giderilmesinde İlk Adım Yine Mahkemelerden - II

08 Mayıs 2009 | E-Posta İle Gönder | Pdf Olarak Görüntüle | Yazdır

HÜRSES

Dünkü yazımızda örnek bir olaydan bahsetmiş ve “ilam harcını yatırmazsanız, kazanmanıza rağmen mahkeme kararını alamıyorsunuz” demiştik. Dolayısıyla mahkeme, lehinize karar vermiş olduğu halde, gerekçeli kararı tebliğ alıp kullanamadığınız için bu kararın hiçbir geçerliliği de olmuyordu.

Bu adaletsiz durum, kanundan kaynaklanıyor. Yargıtay kararları da kanun hükmüyle aynı doğrultuda[1].

 

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararı Var

Ancak, adalet ararken adaletsizlikle karşılaşılan bu durum, çözümsüz değil.

Bildiğiniz gibi Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS)’ni imzalamış ülkelerden.

Ülkemizdeki hukuk yollarının tüketilmesine rağmen adaletin sağlanmadığını düşünen kişiler, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)’ne başvurabiliyor.

Sözünü ettiğimiz harç uygulaması da AİHM’de dava konusu edilmiş. AİHM, ilam ve karar harcı alınmadan gerekçeli kararın ilgiliye verilmemesini “Adil Yargılanma Hakkı”na aykırı bulmuş.

AİHM Kararı;

“Gerekçeli kararın harç ödenmeden ilgilisine tebliğ edilmemesine yönelik işlemin Harçlar Kanunu 28/a maddesindeki bu düzenlemenin sonuç olarak kişilerin karara erişimini engellediği, karara erişimin kişilerin mahkemeye gitme hakkı çerçevesinde kaldığını, kararların uygulanmasının AİHS'nin 6. maddesi uyarınca yargılamanın tamamlayıcı bir parçası olduğunu, dolayısıyla belirtilen bu hususun AİHS'nin bu anlamda ihlal edildiği” şeklinde özetlenebilir (AİHM’nin 26.06.2007 tarihli ve 25321/02 başvuru no’lu ÜLGER / TÜRKİYE DAVASI Kararı).

 

Cesur Ticaret Mahkemesi Kararı ile Adaletsizlik Giderilmeye Başlandı

Harç ödemeden mahkeme kararını alabilmek için herkes AİHM’ye mi gidecek?

Elbette ki hayır. Anayasamızın 90. maddesine göre Türkiye’nin imzaladığı bir milletlerarası antlaşma, kanunlarımızla aynı hükümdedir. Ancak daha da önemlisi, “temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır” (TC Anayasası m. 90/5).

Yani; Türk mahkemeleri, kendiliğinden AİHS’ye aykırılığı gözeterek, ilam ve karar harcı ödenmese bile gerekçeli kararın yazılması ve tebliğ edilmesine karar verebilirler.

Mahkemelerimiz bu cesareti göstermeye başladı bile. Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi, yakın bir tarihte, AİHM’nin yukarıda özetlediğimiz kararını dikkate alarak;

“AİHM, bu kararı ile AİHS'nin Harçlar Kanunu’nun 28/a maddesi ile çeliştiğini açıkça ortaya koymuş olup, bu durumda AİHS'nin hükümleri ve AİHM kararları esas alınacağından, mahkememizce davacının bu anlamda talebi yerine görülerek; talebin kabulü ile MAHKEMEMİZİN KARARININ HARÇ ÖDENMEKSİZİN TALEP EDENE TEBLİĞİNE” karar vermiş[2].

 

Sıra TBMM’de

“Adil Yargılanma Hakkı”nın zedelenmemesi için mahkemeler kadar, kanun koyucular yani meclis de özen göstermeli.

Bu özen, Harçlar Kanunu’nun 28/a maddesi yeniden düzenlenerek gösterilebilir.

AİHM’nin aleyhine en çok karar verdiği ülkelerde ön sıralarda yer alan Türkiye’nin, AİHM’de kaybettiği davaların çoğunun “Adil Yargılanma Hakkı”na aykırılıktan kaynaklandığı düşünülürse bu özen yükümlülüğü daha da önem kazanıyor.

Sonuçta, AİHM’de Türkiye aleyhine çıkan her karar; ülkemizin, devletimizin, saygınlık kaybetmesi ve nihayetinde hazinemizin, hepimizin maddi zararı anlamına geliyor.

 

YAZININ 1. BÖLÜMÜNÜ OKUMAK İÇİN BURAYA TIKLAYIN


[1] Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 14.02.2005 tarihli ve E:2004/13034, K:2005/1125 sayılı Kararı ile 12.06.2006 E:2006/776, K:2006/6313 sayılı Kararı.
[2] Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi’nin, kendi mahkemesinin E:2008/108, K:2008/233 sayılı Kararı’nın, ilam ve karar harcı ödenmeden talep edene tebliğine karar verdiği 14.01.2009 tarihli Kararı.